Şerife Özdemir

Şerife Özdemir
@ozzserifeee
Yeniden kullanılmak üzere kazınan, fakat kazındıkça eskiden yazılanların parça parça ortaya çıktığı parşömenler gibi bir hayat. "Palemsest" yani.
Sayfa 93
Alıntı
Reklam
Sana ipin ucundan başka bir çare bırakmayan ülkemde hâlâ neler gündemde bir bilsen. Bir buçuk yaşındaki kara gözlü oğlun, seni çıktığın yolculukta yalnız bıraktı. Artık onu hırsızların ve üç kâğıtçıların saygı gördüğü, soytarıların alkışlandığı, işbirlikçi ve onursuzların baş tacı edildiği bir ülke bekliyor.
Sayfa 91 - İletişim Yayınları
Alıntı
Tabii acı çekeceksin, görmenin bedelidir bu. Tabii için korkuyla dolacak, yaşamak demek tehlike içinde olmak demektir. Büyümek zordur!! "Sen bir inek değilsin, ben de gevişgetirenlerin havarisi değilim!
Alıntı
İnsan, yıkılan KENDİKENDİSİYLE DE burun buruna gelebilir bâzen.
Bornova’da hastanenin karşısındaki kahveye gidiyorum genellikle. Çok parasızım. İnce, sarı yüzlü, sarı benizli adamlar oturuyor bir köşede. Kan grubu negatif olan vericiler bunlar. Kan satıyorlar. Arada sırada kahvenin kapısı açılıyor ve telaşlı bir ses “0 RH negatif”, diyor mesela. Gruptan birisi kalkıyor, kısa bir konuşmadan sonra gelenlerle birlikte ayrılıyorlar. Vericilerin tıbbiyeli öğrencilerden en çok istedikleri şey, eşantiyon kan yapıcı, demir hapları. Döner diyorlar kendilerine, kestikçe azalan bir şeyden söz eder gibi ve “donör” den mülhem. Bir şişe kanın fiyatını soruyorum usturupluca. Fena değil, iyi para, en azından idare eder. Kızılay’a gidip kan satıyorum. Akşama bir arkadaşın Alsancak’taki yıkık dökük evine, ellerim kollarım dolu gidiyorum. Yumurta, ekmek, biraz kıyma ve helva. Çay ve sigara hep vardır zaten.
Sayfa 67
Reklam