Yıl 1920…
İçki içmek yasak…
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın bu yasağı ve kadınların özgür olmasını çok güzel eleştirdiği bir klasik. İçinde kaos var , içinde başkaldırı var, içinde batılılaşmaya çalışan kadınlar var…
Bir çırpıda okunabilecek bir kitap.
Kolay mıydı tetiği çekmek ?
‘Tavşanlara kim bakacaktı ?
Minik bir arazimiz olacak ve onu kendimiz ekip biçeceğiz’
Sevmek istiyor ama sevgiyi kaba kuvvete dönüştüren iri yarı bir adam. Yanında beraber seyahat eden diğer bir adam. Kimse beraber seyahat etmezken onlar ediyordu.
Sonu acıklı biten bir novel.
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 2024211,6bin okunma
Bazı noktalarında kendimi buldum, bazılarında kaçmak istediğim yerler ve noktaların tante rosayla neredeyse aynı olduğunu hissettim. Mesela evliyken 3 çocuğu varken her pazar hindi pişirip elma tatlısı yapması ve bundan bunalıp kaçması…
Anı yaşıyor gibi hissettirdi bana Tante rosa. Olmak istemediği yerde durmayan, yeni şeyler denemeyi seven ve sürekli bunu keşfeden birisi. Hayatımda yapmadığım şeyleri yapmam gerektiğini de düşündürdü. Sıkılıp bunalsam da yeni şeyler bularak kendimi değiştirip geliştirebilirim.
Pes etmemeyi, denemeyi öğrendim ben Tante Rosa’dan. Özellikle de bir kadın olarak
Bir moleküler biyolog olarak, değerleri ve etiği daha iyi düşünmemi sağlayan kitaplardan birisi oldu.
Düşünebildiğimiz çoğu şeyin gerçekleşebileceğine inanmak, belki de bu yüzdendir.
Gelecekle geçmiş arasındaki bağları, ilişkileri, hayatları anlatan , en çok istenen şeyin hayallerimiz doğrultusunda hareket ettiği ve yapay olamayacak şeylerin yapay olabileceğini anlatan bir kitap.
Kitapların kendi soluğumuzun ötesinde, insanları kendimize bağlamak ve tüm yaşamların en acımasız düşmanı olan fanilik ve unutulmuşluk karşısında kendimizi müdafaa etmek için yaratıldığını bilen ben unutmuştum onu…