Adaletsizliğin kötülüğün çirkefliğinden yükselen ahlaki görkemi fark etmek ; kendinden uzaklaşarak çamurlu gözlerdeki zor fark edilen ve uzak güzelliği yakalamak ; bütün o zayıflığın, irade zaafının ve ahlaksızlığın içinden, tüm o cehennemi vahşiliğin arasından yükselen gücü , hakikati ve yüce manevi donanımı görmek …
Olgunlaşmamış insanın özelliği , bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir ; olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.
Ah niçin bir iz arıyoruz, niçin nedenler, sonuçlar, niçin anılan, anıldıkça yaşaran gözler arıyoruz? Bir yüreğin sıkılmasını, avuçların terlemesini, boğazın kurumasını, beynin çatlarcasına zonklamasını istiyoruz? Bekliyoruz. Niçin geriye dönüp bakmak; geriye dönüp bakınca arkada önemli bir şey bulmak istiyoruz?
Her insanın bir başkası için gizli bir sır ve gizem oluşu, üzerinde düşünmek için harika bir gerçektir.
Geceleyin büyük bir şehre girdiğimde, dip dibe kümelenmiş o karanlık evlerin her birinde bir sır yattığını; her evin her odasında da bir sır yattığını; oradaki yüz binlerce göğün içinde çarpıp duran kalbin, en yakınındaki kalp için bile bir muammadan ibaret olduğunu düşünmek muhteşemdir! Korkunç şeylerde, hatta ölümün kendisinde bile bir sır vardır.