Oblomov içini çekti:
- Ah! Bu hayat, dedi.
- Nesi varmış bu hayatın?
- İnsana rahat vermiyor. Başını derde sokuyor. Ne olur, şöyle bir yatıp uyuyabilsem... Hiç kalkmadan...
Jules Verne, gezginliği ile ünlü bir yazardır. H. G. Wells ile beraber bilim kurgunun hatta çoğu güncel eleştirmene göre teknolojinin öncüsü olarak düşünülmektedir. Eserlerinde genellikle icat kullanmayı, teknolojiden sık sık bahsetmeyi ve sanayi, makine ile ilgili yeniliklerden bahsetmeyi çok sevmektedir ve bazı konularda ilham kaynağı olduğu da düşünülmektedir. Uzay, denizaltı, hava taşıtları hakkında özellikle çok yazmıştır. Agatha Christie den sonra, tüm dünyada eserleri en çok çevrilen isimdir. Eserleri 148 dile çevrilmiş ve birçok icadı öncesinde tahmin edebildiği için lakabı Bilim Falcısı olmuştur.
Gezginlik, icat, yazarlık kafası onda çocukluktan itibaren vardır. Önce Victor Hugo ve Alexandre Dumas sonradan ise yazı şeklinin en büyük ilham kaynağı olan Edgar Allan Poe nin kitapları ile tanıştı. Evlendikten sonra borsa simsarlığı da yapmıştır. Balonda Beş Hafta kitabı onun ilk en önemli ve yazım şeklinin ilerleyişinin ortak paydası olacak eseri olarak yorumlanabilir. Amerika seyahati yaptı ve bu seyahatte onun yine birçok eserine ilham kaynağı oldu. Denizler Altında 20000 Fersah gibi. Kendisine yat satın aldı ve seyahatlerine devam etti. Manş Denizi, İngiltere, Lizbon, Tanca, Cebelitarık, Hollanda, Danimarka, Almanya, Cezayir, Malta, İtalya ya gittiği kesin bilgilerdir. Ama Osmanlı Devleti ile ilgili İnatçı Keraban kitabını oraya gidip, yazmıştır mevzusu çoğu kişiye göre sallamasyondur. İstanbul a gittiği ile ilgili hiçbir veri, kaynak mevcut değildir.
Akıl hastası olan yeğeni tarafından vurulan Verne, hayatının son kısımlarını ne yazık ki baston kullanarak geçirmek mecburiyetinde kalmıştır. Annesini de yine aynı yıllarda kaybettiğinden son yılları verimsiz ve karamsar olarak nitelendirilebilir. İleri seviye şeker hastası olduğundan görme yetisini son yıllarında tamamen kaybetmiştir. 3 yıl hayatını kör bir şekilde geçiren Verne,