Puan vermedi·376 syf.··
2026 329. kitabı
Madeline Miller, Akhilleus'un Şarkısı (The Song of Achilles) adlı bu ödüllü fantastik ve tarihi romanında, Yunan mitolojisinin en büyük kahramanlarından Akhilleus ile onun en yakın dostu, yoldaşı ve sevgilisi Patroklos arasındaki derin bağı, Truva Savaşı'nın gölgesinde konu alır. Yazar; krallığından sürgün edilen çekingen prens Patroklos'un gözünden, yarı tanrı Akhilleus ile çocukluktan itibaren büyüyen sarsılmaz ilişkilerini anlatırken; kaderin kaçınılmazlığını, tanrıların acımasız oyunlarını, şan ve şöhret tutkusunu, savaşın getirdiği yıkımı ve her şeyin ötesindeki ölümsüz bir aşkı, mitolojik arka planı modernize eden lirik, büyüleyici ve yürek burkan bir edebi dille işler.
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,4bin okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
️Sadeetin Ökten hoca ile Kemal Sayar hocanın sohbetlerinin kitaba dönüştürülmüş hali. Seri olan kitapların 3. sünü okumak nasip oldu.Yaşadığımız şu çağı çok güzel anlatmış ve asıl gayemize tutunmak için yollar göstermiş. Rehber olacak bir kitap. #okudumbitti
Âleme Bir Yâr İçin Âh Etmeye GeldikM. Kemal Sayar · Truva Yayınları · 20211,222 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bazı Vedalar Sessiz Yaşanır
Puan vermedi
9/10 ️️️️️ Bazı kitaplar sessizce gelir ve bittiğinde geride derin bir iz bırakır. Turnalar Güneye Uçarken benim için böyle bir kitaptı. Lisa Ridzén, yaşlılık, yalnızlık, sevgi ve vedalaşma üzerine oldukça dokunaklı bir hikâye anlatıyor. Bo karakteriyle birlikte geçmişe dönüyor, pişmanlıklara, söylenemeyen sözlere ve insanın hayatının son döneminde yaptığı iç hesaplaşmalara tanık oluyoruz. Özellikle köpeği Sixten ile olan bağı ve Alzheimer hastası eşine duyduğu sevgi beni çok etkiledi. Kitabı okurken sık sık durup düşündüm. Hayatın ne kadar hızlı geçtiğini, sevdiklerimizin bir gün yanımızda olmayabileceğini ve çoğu zaman duygularımızı ifade etmek için geç kaldığımızı hatırlattı bana. Yazar bunu büyük olaylarla değil, sade ama güçlü bir anlatımla başarıyor. Bu kitapta yüksek tempo ya da şaşırtıcı olaylar arayanlar aradığını bulamayabilir. Ancak insan ruhuna dokunan, karakterlerin duygularını hissettiren ve okuduktan sonra uzun süre akılda kalan hikâyeleri sevenler için çok özel bir eser. Kitabı bitirdiğimde içimde hem bir hüzün hem de garip bir huzur vardı. Tıpkı gökyüzünde güneye doğru süzülen turnaları izliyormuşum gibi... Sessiz, sakin ama unutulmaz bir yolculuktu
Edebiyat
Turnalar Güneye UçarkenLisa Ridzén · Timaş Yayınları · 2025317 okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2026 39. kitabı
Plazaların Dili Olsa da Konuşsa İş hayatı çoğu zaman hedefler, toplantılar, e-postalar ve performans göstergeleri üzerinden konuşuluyor. Oysa kitap, bütün bunların arkasındaki görünmeyen dünyaya dikkat çekiyor. Söylenmeyen cümlelere… Ertelenen itirazlara… Sessizliğe… Beden diline… Ve aslında hepimizin içinde devam eden o iç konuşmalara… Kitap boyunca sık sık şunu düşündüm: İletişim, sadece konuşmak değil; anlaşılmak, anlayabilmek ve güven inşa edebilmekmiş. Bazen bir cümleden çok bir bakış, bazen uzun bir açıklamadan çok samimi bir sessizlik, bazen de doğru zamanda gerçekten dinleyebilmek ilişkilerin yönünü değiştirebiliyor. Ümran Coşkun, iletişimi teknik kalıpların ötesinde ele alıyor. Ezberlenmiş cümlelerden çok farkındalığı, empatiyi, samimiyeti ve insanın kendi iç sesiyle kurduğu bağı önemsiyor. “Belki de değişim, konuşmakla değil, nihayet duyulmakla başlıyor.” Kurumsal yaşamı sadece süreçlerden ve raporlardan ibaret görmeyen, iş hayatının merkezinde insanın olduğunu düşünen herkes için üzerinde düşünülmeye değer bir çalışma olmuş. Okuduktan sonra son sayfasından gemi yapmayı unutmayalım Emeği için Uzman Psikolog Ümran Coşkun’a teşekkür ederim.
Plazaların Dili Olsa da KonuşsaÜmran Coşkun · Scala Yayıncılık · 20261 okunma
Puan vermedi·404 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:22
Neva hanimın serileri her hikayede cok guzel kalemini seviyorum... Farkli bir hikaye baya bir ters köse yapti. Irıs okuyanlar bilir (zahara ve massimo) arasindaki mektup alısverisine yardim eden kiz evdeki hizmetli mafya ile hic bir baglatisi olmayan sadece o dunyada büyüyen her seyi bilen ama gormedim duymadim bilmiyorum seklinde masum bir cicek ama icten ice onunda kalbinde biri yatiyor.Asla onun olamayacak ve ulasilmaz bir buz dagı, Mayfanin tum lojistik islerine bakan adrianoya ilgisi var onu herkesden iyi taniyan surekli onu gozlemleyen ve sezgilerinde yanilmayan bir gözlemci annesi hasta ve buyuk cikmazda bir hafta icerisinde 5 tane farkli işde calisan yardimsever gözü kara ama aslinda asırı ürkek kizimiz bir davette adrianonun işledigi bir cinayete tanik olur ve o an islenen sucami yoksa yaşadigi şokami şaşirmaliydi ve bu gorgü tanikligi onu nerelere sürukleyecektı büyük bir belirsizlik burada artik oda bu dünyanın gercek ve acimasiz yuzuyle tanisir. ADRIANO güclü soguk ve aşiri maskeli bir adam kimse o maskede gercegi cözemedi o buzdan duvarlari eritemezdi.onun tek istegi bir varisi olmasi evliligi bir iş anlasmasi gibiydi ve süresi dolmak üzereydi bu hayatta artik paradan ve isinden baska tutunacak dali yoktu ta ki kendisinden farkli bir sekilde davranan irisile karsilasana kdr bir yere kadar o hala mafyanin her isine hakim ama hep disardaki adam gecmisi ve simdiki zamanda bosluklari cok vardi.Kendisini taniyacak kabullenme baslayacak ve ancak o zaman teslim olacakti. Iris ona birde bu maskedeki adami tanitacak sadece onu sevdirecek.
Frozen HeartNeva Altaj · Neva Altaj · 202610 okunma
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
"Herkesin anlatacak bir hikayesi vardır.Ama ya hikayeniz yoksa? O zaman ne olur? Siz Janice'seniz, başka insanların hikayelerini biriktirmeye başlarsınız..." Başlarken tam da bu sözcüklerle kapı aralıyor kitap bize. Janice, evlere temizliğe giden, gittiği evlerde ,bir otobüs köşesinde veya bir kafede rastladığı, kendi tabiriyle sıradan insanların sıradışı hikayelerine tanıklık edip içinde biriktiren biridir. Başka bir tabirle "Hikaye Koleksiyoncusu" Bir gün evine temizliği gittiği ailenin, yaşlı akrabası Bayan B ile yolları kesişir. İkilinin yaptığı sohbetler, Bayan B'nin ona her seferinde parçalar halinde anlattığı hikaye , ikisinin dostluğu, Janice'yi kendi hikayesini ötelediği farkındalığına ulaştırır. Hikaye bize, hayat akışında başkaları ile yaptığımız empatiyi veya özeni kendimize ne kadar yapıyoruz sorusunu sorar. Kitabın, okudukça kalbimize iyi gelen , iyileştiren bir yönü olduğunu hissederiz . Sıradan insan hikayelerini, yazar o kadar güzel kaleme almış ki her bir sayfayı merakla çevirdim, son sayfaya gelince bittiğine üzülmeden edemedim. İnsan hikâyeleri okumayı, satırların o iyileştirici naif yanını seviyorsanız sizlere de mutlaka bu kitabı okuyun derim.
Hikaye KoleksiyoncusuSally Page · The Kitap Yayınevi · 2023123 okunma