"Herkesin anlatacak bir hikayesi vardır.Ama ya hikayeniz yoksa?
O zaman ne olur?
Siz Janice'seniz, başka insanların hikayelerini biriktirmeye başlarsınız..."
Başlarken tam da bu sözcüklerle kapı aralıyor kitap bize.
Janice, evlere temizliğe giden, gittiği evlerde ,bir otobüs köşesinde veya bir kafede rastladığı, kendi tabiriyle sıradan insanların sıradışı hikayelerine tanıklık edip içinde biriktiren biridir. Başka bir tabirle "Hikaye Koleksiyoncusu"
Bir gün evine temizliği gittiği ailenin, yaşlı akrabası Bayan B ile yolları kesişir.
İkilinin yaptığı sohbetler, Bayan B'nin ona her seferinde parçalar halinde anlattığı hikaye , ikisinin dostluğu, Janice'yi kendi hikayesini ötelediği farkındalığına ulaştırır.
Hikaye bize, hayat akışında başkaları ile yaptığımız empatiyi veya özeni kendimize ne kadar yapıyoruz sorusunu sorar.
Kitabın, okudukça kalbimize iyi gelen , iyileştiren bir yönü olduğunu hissederiz .
Sıradan insan hikayelerini, yazar o kadar güzel kaleme almış ki her bir sayfayı merakla çevirdim, son sayfaya gelince bittiğine üzülmeden edemedim.
İnsan hikâyeleri okumayı, satırların o iyileştirici naif yanını seviyorsanız sizlere de mutlaka bu kitabı okuyun derim.