bir yaşamsal ödev karşısına kendimizi koyup, bir dünya anlayışından önce kendimizi anlayıp, kuzey kutbundan önce kişiyi, bizi öldüren serum karşısında kendi püf noktamız keşfederiz. yargılamadan önce vicdana sığınıp, yazmadan önce yaşarız.
kim olduğumu hatırlayınca, bir başkasını görüyorum.
ve geçmiş şimdiki zaman oluyor belleğimde.
sevdiğim biriymiş kim olduğum,
ama ancak düşümde.
beni şu anda üzen özlem ne benden
ne de hatırladığım geçmişten değil,
görmeyen gözlerin arkasında
içimde yaşayan benden kaynaklanıyor,
bu andan başka kimse tanımıyor beni,
belleğim hiçbir şey hatırlamıyor, sanırım
şu anda kimim ve geçmişte kim olduğum birbirinin karşıtı iki düş.
Öğretmen, öğrencileri tarafından eğitilir; tiyatro oyuncusu, seyircileri tarafından başarılı kılınır. Psikanalist, tedavi ettiği hastası tarafından iyileştirilir. Ama tüm bunlar, kişilerin birbirlerini nesne olarak görmeyip aralarında sıcak, üretken bir ilişki kurdukları zaman gerçekleşebilir.