''Zıvanadan çıkmış bir dünya görüyordu , tek hırsı para kazanmak ve üstelik insanı salt bu becerisine göre değerlendirmekte olan bu dünyayı , aşırı ölçüde yavan ve boş buluyordu.''
''Şimdi, gittiği ve durduğu her yerde insanlık medyasının bir seyircisiydi artık, kendisi bunun ıstırabını çeken bir parçası olmadığı için , iyi yürekli eleştirisini yapıyordu.''
Carl Sternheim bir Alman oyun yazarı ve kısa öykü yazarıdır. Alman dışavurumculuğunun en büyük üstatlarından biri, özellikle ortaya çıkan Alman orta sınıfının Wilhelmine döneminde ahlaki duyarlılıklarını doyurdu.
Kitaba da ismini veren Napolyon ile başlayan üç uzun öykü bulunmakta. Napolyon bir aşçı, Busekow bir polis, Schuhli ise bir sanatçıdır. Öykülerin hepsinde bize, kendini yetersiz bulan insanların değişimlerini nasıl ele aldığından bahsediyor. Düşünce farklılıkları ve yaşayış şekilleri farklı da olsa aslında bu üç karakterde de aynı durum söz konusu; kendi benliğine ulaşamama..
Yazarın dili ve öyküleri oluşturan betimlemeler cidden çok ağırdı. Okurken kaç tane kelimenin anlamına baktığımı tahmin edemezsiniz. Bana göre boş vakitte kendinizi vererek okunacak bir eser. Çünkü yazarın dilini çözümlediğiniz zaman betimlemelerine hayran kalıyorsunuz.
Napolyonun hayatını, hislerini ve duygularını detaylı şekilde anlatıyor. Sonra da 2. Bir hikayesi daha var. Fena değildi ikinci hikayeyi pek beğenmedim açıkcası.
NapolyonWilhelm Adolf Carl Sternheim · Cem Yayınevi · 202050 okunma
#okudumbitti #kitapyorum
#napolyon #carlsternheim
.
"Zıvanadan çıkmış bir dünya görüyordu, tek hırsı para kazanmak ve üstelik insanı salt bu becerisine göre değerlendirmekte olan bu dünyayı aşırı ölçüde yavan ve boş buluyordu."
.
İSRAF, KEYİF DEĞİL, ÜSTÜNLÜK..
.
Herkese Merhaba
.
Bugün sizlere @cemyayinevi 'nden çıkan #napolyon ( Üç Uzun Öykü) kitabının yorumu ile geldim. Yazar Carl Sternheim, 20. yüzyıl Alman yazının, özellikle ekspresyonizmin en önemli oyun ve öykü yazarlarından biridir. Uzun öykü türü anlatılarında Kleist ve Flaubert çizgisinden gelerek modern klasik bir mükemmelliğe ulaşır. Bu kitabı okurken de bunu fazlasıyla hissediyorsunuz.
.
Kitapta ÖNSÖZ ve AÇIKLAMALAR dışında üç öykü okuyoruz.
.
1/ NAPOLYON
2/ BUSEKOW
3/ SCHUHLİN
.
Üç öyküyü de severek okudum, lakin beni en çok etkileyen ilk öykü oldu. Napolyon on iki yaşında, arkadaşlarına veda edip babasının at arabasına atlayarak Brüksel'e yollanır, orada bir lokantanın önünde arabadan indirilir. İşte böylece başlayan öykü, nereden nereye dedirtiyor.
Napolyon'un bir köylü aşçılıktan gelerek, Paris'in lokanta kralı olmasına dek yükselen kişisel eğrisinin, bir borsa eğrisi gibi savaşla uçuruma düşüp sıfırlanması, savaştan sonra yeniden toparlanmak isterken, karşılaştığı yeni zengin sonradan görmeler karşısında düzenin değişmeyen ve git gide daha da kötüleşen bozukluğunu kavrayarak, her şeyi yüzüstü bırakıp geldiği köye, yine oradan ilk çıktığı gibi isimsiz bir kimse olarak dönmesini okuyoruz.
.
Güvenlik görevlisi olan Busekow ise karısı ve mesleği arasında sıkışıp kalır. Aldığı kararlar sonrasında gelinen son nokta ise ders niteliğindedir.
.
Bir piyanist olan Schuhlin ise başkalarına hükmetme hırsı yüzünden yaşadıkları her okura farklı bakış açısı sunabilir.
.
Bu kısacık kitapta para,
NapolyonWilhelm Adolf Carl Sternheim · Cem Yayınevi · 202050 okunma
Önce 12 yaşında bir çocuk olan Napolyon'un mutfak ile keşfini okuyorsun. Yemeğin anatomisi mitali damakta ayrı bir tat bırakıyor. Yemeklere kattığı farklı çeşniler seni her sayfada acıktırmaya ant içer gibi birinci öykü sonunda akıla bir iki olgu iliştiriyor.
Sonra mesleki bir çelişkide ailesi arasında sıkışan güvenlik görevlisi Busekow'u bir dinleti gibi okurlara bahşediyor yazar Sternheim. Seçimler aklında "acaba" olarak kalıyor.
Üçüncü öyküye adım attığında müziğin ruhun gıdası olduğuna hak verir hale geliyorsun. Ün ne kadar önemli? Para, hırs ve kazanmak işte bu üçlü seni hikayede ders niteliği taşıtan dip notlar bırakıyor. Schuhlin, gözünü hırsa bürümüş ve piyanistlikle hayatına devam eden bir karakter lakin azla yetinmemek ne gibi kötülüklere gebe sualini sordurtuyor sana!
Güzel ve akla yer eden öykülerin sana hoş bir okuma çıkartacağı bir kitap Napolyon. Üç karakterinde kendi hayatlarından götürülerini irdelerken kendinede istemsizce ışık tuttuğun bir yolculuk bu. Öykü severlere duyurulur, bu kitaba bir şans verin.
#napolyon #üçuzunöykü #carlsternheim #cemyayınevi
Merhaba arkadaşlar 3 güzel hikayeden oluşan kitabı severek bir solukta okudum. Kitabın kapak tasarımına bayıldım . Yazarın kalemi anlatımı baya güzel tavsiye ederim. Kitapla kalın. Sevgiler. Bir kaç güzel alıntı bırakıyorum size...
NapolyonWilhelm Adolf Carl Sternheim · Cem Yayınevi · 202050 okunma
Yirminci Yüzyıl Başlarının Kroniği üç karakter, üç meslek... Napolyon, Busekow ve Schuhlin.. Ve, aralarında beni en çok etkileyen karakter, Fransız mutfağının imparatoru Napolyon oldu
.
Napolyon, köyünden bir at arabasının arkasında ayrılırken, henüz on iki yaşındaydı. Brüksel'de bir lokantanın önünde indirildi. Aşçılığı çok sevdi, çok çalıştı. Birinci Dünya Savaşının yıkımını, yokluğunu yemeklerine katık etti...
.
Busekow, güvenlik görevlisi olarak mesleğini icra ediyordu. Karısı ve mesleği arasında sıkışan Busekow'un aldığı kararlar hayatının gidişini nasıl etkileyeceğini elbette bilmiyordu.
.
Schuhlin, ortlama bir sanatçı piyanist aslında. Ün hırsının, başkalarına hükmetme hırsının gözlerini kör ettiği bu karakter bizlere çok ders verecek.
.
Para, hırs, iktidar arayışının ve savaşın hırpaladığı üç karakterin, üç uzun öyküsü ilgililerine tavsiyemdir der hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim Kitapla Kalın
NapolyonWilhelm Adolf Carl Sternheim · Cem Yayınevi · 202050 okunma
İyi akşamlar, Sema canımın tavsiyesiyle @cemyayinevi kitaplarından #carlsternheim kaleminden #napolyon kitabını okuduk.
Kitapta üç öykü var üçüde güzeldi.
İlk öykü Napolyon
İkinci öykü Busekow
Üçüncü öyküde Schuhlin.
Tarihe adını yazdıran kişilerin hayatlarını okumak bambaşkaydi özellikle Napolyon'un hayatını merakla okudum.
Kayzer'in deri zırhlı ağır süvarilerin kümeler halinde ölüme düştükleri, derbentlerin kesiştiği alanlarda yaşıtlarıyla askercilik oyunları oynadı. Ona ebedi tehlikeyi, yaraları ve zaferi öğretti.
Napolyon, işinde Fransızlar üzerinde kurduğu hükümranlığı onların dışındaki dünyaya da yaydı. Londra, Petersburg ve Viyana 'yı görmüş, ilişkiler kurmuş ve sağlamlaştırmış, bazı yeni fikirler getirmişti.
Bu güzel kitabı okuma vesile olan herkese çok teşekkür ederim.
@cemyayinevi
Sema
#carlsternheim
#napolyon
#kitapelist1
#neokudum #kitap #kitaptavsiyesi #1k1f #klasikkitaplar #hürriyetkitapsanat #hürriyetkitapkulübü #vuslatınkitapkurtları
@kitapçılgınlarıokuyor
NapolyonWilhelm Adolf Carl Sternheim · Cem Yayınevi · 202050 okunma
Napolyon, Busekow, Schuhlin adlı üç uzun öykünün yer aldığı bu kitabı okumak için öncelikle günün en ideal okuma saatini seçin, köşenize çekilin ve odaklanın. Zira kafanız doluyken, bir köşede TV açıkken ya da yoğun çalışma temposundayken verim alabileceğinizi düşünmüyorum. Zor ama zor olduğu kadar da etkileyici.
Yüksel Pazarkaya’nın yazmış olduğu önsözden yardım almasaydım, beni zorlayan bir okuma olacaktı. Bazılarımız önsözleri okumadan geçiyoruz. Lakin ben, önsöz ya da giriş bölümlerinin büyük önem taşıdığı kanaatindeyim. Bu nedenle yorumuma önsözden bir alıntı ile giriş yapmak istiyorum.
“ Bir insan imparator Napolyon da olabilir, öykünün kahramanı aşçı Napolyon da. Aslında o da ünlü Fransız mutfağının imparatoru olur bilinmeyen, sonunda tekrar döneceği köyünden çıkarak. İmparator Napolyon’un yaşam eğrisi, bu öyküde hiç belli etmeden aşçı Napolyon’un yaşam öyküsünde yansır.
...
Busekow’da birey yurttaş olamayan silik kul kişiliği, karısıyla ilişkilerini de belirlerken, bir sokak fahişesinin aşkında içten sarsılıp bulduğu kişilik de, o kul kişiliğinin büyümesinden öteye gitmiyor.
...
Schuhlin öyküsünde aynı adı taşıyan müzisyenin kişiliğinde Sternheim, ün hırsının, başkalarına hükmetme hırsının odaklandığı bir karakteri bütün yönleriyle, boyutlarıyla anlatıyor.”
Bambaşka karakterlere sahip üç öykü kahramanı ve Sternheim betimlemelere ihtiyaç duymadan, her türlü süsten ve fazlalıktan arındırılmış haliyle öz ve keskin bir anlatım sunuyor. Amaç insanların ruhsal durumlarının, zaman içerisinde ve değişen toplum koşullarında ortaya çıkarılması.
.
Ekspresyonizmin edebiyattaki en iyi örneklerinden biri. Eğer iyi vakit geçirmek için kitap
NapolyonWilhelm Adolf Carl Sternheim · Cem Yayınevi · 202050 okunma
Merhaba arkadaşlar sizlere kitap yorumuyla geldim.
.
.
Üç ayrı hayat.Napolyon,Busekous,Schuhlin.
Öyküler;Gurme,Polis memuru,Sanatçı.
.
.
Betimleme çok fazla ben betimlemelerde zorlanıyorum.Açıkcası 75 sayfa ama benim okurken zorlandığım bir kitap oldu.
Az sayfalar çabuk biter ama betimlemelerden dolayı ben biraz zorlandım.Ama kitaplar kişiye göre değişir.Betimleme beni sıkmak derseniz tavsiye ederim.
.
.
#kitapalıntıları
Esen ol ey zafer taçlı
Tahtı ihtişamı haçlı
Duy orda hep ulu hazzı
Yaşa Kayzer çok yaşa
NapolyonWilhelm Adolf Carl Sternheim · Cem Yayınevi · 202050 okunma
Mehmet Akif Ersoy Avrupa gezisinden dönünce soruyorlar; "nasıldı" diye...
Diyor ki, "İşleri dinimiz gibi, dinleri işimiz gibi!"
*
Napolyon'u belirli sıfatlarla anlatabiliriz sanırım.
Tutkulu: Napolyon, aşçılıkla başladığı kariyerinde bile tutkulu bir şekilde ilerledi. İşine olan aşkı, sonradan siyasi alanda da başarılı olmasını sağladı.
Etkileyici: Napolyon'un liderlik yetenekleri etkileyiciydi. Askeri dehayı kullanarak hızla yükseldi ve Fransa'nın lideri oldu.
Stratejik: Napolyon, askeri stratejisiyle savaş alanlarında zafer kazandı. Bu stratejik zekası, onu siyasi arenada da güçlü kıldı.
Lider: Napolyon'un liderlik vasıfları eşsizdi. Halkı peşinden sürükleyerek devrimci bir lider haline geldi ve Fransa'nın kaderini değiştirdi.
İnançlı: Napolyon, hedeflerine olan inancıyla tanınıyordu. Her zorlukla karşılaştığında pes etmedi ve nihayetinde Avrupa'nın en güçlü liderlerinden biri oldu.
Mücadeleci: Napolyon, her zaman mücadele etti. Hem kişisel hayatında hem de siyasi arenada karşılaştığı engelleri aşmak için kararlılıkla mücadele etti.
Başarılı: Sonuç olarak, Napolyon'un hikayesi, aşçılıktan askerliğe uzanan bir başarı öyküsüdür. Tutkusu, stratejisi ve liderlik yetenekleri sayesinde siyasi alanda büyük başarılar elde etti ve tarihin akışını değiştirdi.
Kitapta bahsi geçen diğer bir karakter ise Piyanist Suhlin.
Suhlin, genç yaşta müziğe olan tutkusunu keşfederek piyano çalmaya başladı. Yeteneği ve disipliniyle kısa sürede dikkat çekti ve uluslararası alanda tanınan bir sanatçı haline geldi.
Wilhelm Adolf Carl Sternheim, Yahudi bankacı, borsacı ve gazete yayıncısı Carl Jakob Sternheim'ın (1852–1918) oğlu ve eşi Rosa Maria Flora Sternheim'ın oğluydu. Carl Sternheim, Hannover ve Berlin'de büyüdü.Sternheim'ın oyunları, Wilhelmine döneminin burjuvazisine yönelik ısırıcı bir hicivdir. İkinci bakışta iğrenç, bencil, sınıf bilincine sahip vatandaşlar gerçek kahramanlar gibi görünür; üçüncü bakışta bu iğrenç konular mahkumdur. Sternheim'ın inancına göre, her insanın, kendisini herkesten ayıran kendine özgü, kusursuz bir doğası vardır. Ancak bireyin belirlenmesi, bu özelliği yaşamaktır - genel normların geçerliliği yoktur. Sternheim, bireyin özelliğinin farkına varmalarını sağlayarak, bireyin toplumsal sınırlamalarda boyun eğdirilmesine ve tekdüzeliğine karşı yazar.
Sternheim'ın parçalarının özel bir özelliği, Valerie Hennecke'nin 1985'te analiz ettiği ve diğer dışavurumcularınki ile karşılaştırdığı telgraf tarzı dilleridir.