Annenizi merkezden uzaklaştırın. Sizden onu sevmeyi bırakmanızı istemiyorum. Sizden, doğmadan önce yazdığı bir senaryoya göre yaşamayı bırakmanızı istiyorum. Onun korkuları. Onun hayal kırıklıkları. Yaşanmamış hayatı. İyi bir kız, iyi bir kadın, iyi bir gelecek tanımı. Bazılarınız otuz yaşında ve hala annenizin onaylayıp onaylamayacağına göre kararlar veriyor. Bazılarınız hala onun kabul edebileceği versiyonunuza uymak için kendinizi küçültüyor. Bazılarınız hala ona kızgın ve öfkenin sadece bir tür merkezleme olduğunu fark etmiyor. O hala referans noktası. İsyan ederken bile, onun etrafında dönüyorsunuz. Onu merkezden uzaklaştırın. O, elindekiyle elinden gelenin en iyisini yapan bir kadın. Bu onu hayatınızın yazarı yapmaz. Yazar sizsiniz. Anlamayabileceği bir şey yazın. Bu ihanet değil. Bu yetişkinliktir. Toplumun beklentilerini merkezden uzaklaştırmak. Zaman çizelgesi. Dönüm noktaları. Size şu ana kadar ne yapmış olmanız gerektiğini söyleyen görünmez müfredat. Yirmi iki yaşında üniversite diploması. Yirmi sekiz yaşında evlilik. Otuz yaşında ilk çocuk. Ev. Terfi. İstediğiniz şeylerin, istediğiniz sırayla istenmesi gerekenler. BU LİSTEYİ KİM YAZDI? Sırasız yaşanmış bir hayatın başarısız bir hayat olduğuna kim karar verdi? Kendinizi artık var olmayan bir dünya ve asla siz olmayan bir kadın için tasarlanmış bir programa göre ölçüyorsunuz. Odak noktasını değiştirin. Hayatınız gecikmiş değil. Geride kalmış da değil. Tam olarak kendi akışında ilerliyor. Ve bu sürecin güzel olup olmadığına karar verecek tek kişi SİZSİNİZ. Yaşı merkezden uzaklaştır. Panik. Geri sayım. Kadınlara değerinin bir son kullanma tarihi olduğu öğretiliyor. Yirmi beş yaşından sonraki her doğum günü bir kayıp. Saat bir silah. Kadınların, seçilme şanslarının azaldığından korktukları için istemedikleri
Substack
Günümüzde bunca mutsuzluk, bunca panik atak, bunca ağır depresyon, bunca çılgın davranış görülüyor ve bunları yaşayanlar bir süre öncesine kadar normal görünen kişilerdi; acaba bu vicdanı görmezden gelmenin, günleri amaçsızca, bir dayanak noktası olmaksızın yaşamanın sonucu mudur? Vicdan, gizem ile kırılganlığımızın ifşa edilişinin buluşma noktası değil midir? Var Olan Ada
Kitap Alıntısı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gökyüzü Kan Kırmızısına Döndüğünde...
Sanat tarihinin en ikonik eseri olan"Çığlık", Norveçli ressam Edvard Munch’un ruhundaki bir fırtınanın yansımasıdır. Tablodaki o tekinsiz figür aslında kendisi çığlık atmıyor; doğanın o an kopardığı varoluşsal çığlığa dayanamayıp kulaklarını tıkıyor. Munch, modern insanın bu dünyadaki köksüzlüğünü, çaresizliğini ve o hiç bitmeyen içsel panik atağını tek bir tuvale sığdırmış. Tuvaldeki o dalgalı çizgiler, aslında yüzyıllardır dinmeyen ruhsal bir fırtınanın resmi.
Sanat
Sanki aksama kadar oynansa yine de gol atamayiz bunlar cunku panik futbolu oynamiyor
1000Kitap
Üstümde çok değişik bir sakinlik var. Kafamın içi deliriyor ama sakin sakin duruyorum. Hiçbir şeyin yolunda gitmeyişini mi kabullendim, yoksa kusursuz bir sinir krizi öncesi sessizliği mi ayırt edemiyorum.
Edebiyat
Yarın sınava girecek tüm arkadaşlara şimdiden başarılar dilerim sorular zor olabilir hemen panik yapıp üzülmeyin onlar da sizi ilk kez görüyo sonuçta