Benjamin Franklin'in söylediği gibi: "Mutluluk, bizi bulması olası ama güç olan büyük çaplı bir talihten çok, her gün yaşanan küçük güzelliklerden ya da zevklerden ibarettir."
" Ee?" dedi adam. "Mesele ne?"
"Ben kötülük edenle kötülüğe maruz kalana aynı yüz ifadesiyle bakamam, her ikisine de gülümseyemem diyorum size. Bunu yaparsam o zaman da kendi yüzüme bakamam diyorum. Hepsi bu kadar, başka birşey dediğim yok. Sizin mideniz kaldırıyorsa, kötülük edene de kötülüğe maruz kalana da aynı şekilde gülümsemeye devam edebilirsiniz, işin o yani beni ilgilendirmiyor."
Kollarını avlu duvarının üstüne koyan Bahriye, gözden kayboluncaya dek baktı onun arkasından. Mahallenin yarısını kaplayacak büyüklükte bir çift kanadı varmış da, iki yana açıp kızını onların altına almış gibi baktı.
Duygusal yükleri hep üzerimizde taşıyoruz, karşılarında asla ölü gibi tepkisiz kalamıyoruz, asla onları geride bırakamıyoruz. Yalnızlık ancak bir probleme bütün dikkatimizi verip onu hemen -bir sonraki güne, bir sonraki dakikaya asla bırakmadan- çözdüğümüz zaman varolabilir.