Ipuwer Papirüsü
Ipuwer Papirüsü¹ (IP) ya da Ipuwer’in Nasihati olarak bilinen papirüs yazısı Kadim Mısır’daki açlık, kuraklık, ölüm ve şiddetli bir kaos ortamını ağıt diliyle anlatan tartışmalı bir metindir. Bazılarına göre bu papirüs kutsal metinlerin Çıkış anlatısındaki musibetlerden bahsetmektedir.Papirüs metninin başlangıç ve sonuç kısımları korunamadığı için Mısırbilimcileri metni tarihlendirmekte, içeriğini yorumlamakta ve anlattığı olaylar hakkında nihai bir kanaate ulaşmakta güçlük çekmişlerdir.Papirüste belirli bir dönemde Kadim Mısır’da meydana gelen şiddetli doğal afetler anlatılmaktadır. Büyük ölçüde Tevrat’teki Çıkış dönemi musibetlerini hatırlatan bu afetler arasında oldukça ilginç bir şekilde Mısır halkının ilk doğanlarının öldüğü de kaydedilmiştir. Ipuwer Papirüsü’nde kaydedilmiş felaketler ile Çıkış sırasında yaşanan musibetler şu şekilde ilişkilendirilebilir: 1. Musibetler bütün ülkeyi kuşattı. Her yer kan oldu (IP 2:5). İşte, nehir kana döndü; herkes susuzluk çekmekte (IP 2:10). Nehrin bütün suları kana dönüştü (Çık. 7:20). Mısırlılar içecek su bulmak için nehir kıyısını kazmaya koyuldular; çünkü nehrin suyunu içemiyorlardı (Çık. 7:24). 2. Ağaçlar yerlere devrildi, dalları koptu (IP 4:14). ... ve dolu bütün ağaçları yıktı (Çık. 9:25). 3. Her yerin tahıl ürünleri kaybolup gitti (IP 3:10). ... keten ve arpa mahvolmuştu (Çık. 9:31). 4. Kuşlar ne bir meyve ne bitki bulabildi (IP 6:1). ... (çekirgeler) toprağın her otunu ve doluların bıraktığı ağaçların bütün meyvelerini yediler (Çık. 10:15). 5. Ülkenin her yanında inleme sesleri ağıtlara karıştı (IP 3:13). ... ve Mısır’da büyük bir feryat koptu (Çık. 12:30). 6. İşte, ölüler nehre gömüldü; nehir mezar, mezar nehir oldu (IP 2:6), her yer kardeşini toprağa veren insanlarla doldu (IP 2:13). Mısırlılar ilk doğanlarının
¹“Papyrus Leiden 344" olarak adlandırılan papirüs, İsveç diplomat Giovanni Anastasi tarafından ele geçirilmiş ve 1828 yılında Hollanda, Leiden Müzesi'ne satılmıştır. Papirüs metninin ilk kez tam tercümesi 1909 yılında İngiliz Mısır-bilimci Alan ·Kitabı okudu
Din
Firavunun gafleti
Firavun yakaladığını düşündüğü sırada İsrail halkının önünde bir kaçış yolu olarak denizin yarılıp açıldığını gördüğünde onu açılan denize doğru yürüten düşüncesi merak konusudur.Tevrat’ta bu anlamda kesin bir ifade olmamasına rağmen Kur’an ayetindeki bildirimden firavunun ordusuyla birlikte karşı kenara geçme çabasında olan İsrail halkının peşinden deniz ortasında açılmış yola tereddütsüz girdiği anlaşılmaktadır.İki yana çekilmiş ve karşı kenara yol veren deniz olağanüstü bir görünümü ifade etmektedir. Ancak Kur'an anlatısına göre bu olağanüstülük karşısında firavun şüphe duymaksızın bu bilinmez yola girme cesaretini göstermiştir. Bunun en ikna edici izahı, firavun tarafından bu işin de Hz. Musa eliyle yapılmış bir sihirbazlık olarak düşünülmüş olmasıdır. Zira Kadim Mısır'ın sihirbazlık uygulamaları arasında derin suların açılarak dibinin görünmesine benzer sihirler sergilenmiştir. Hatta bu tür sihirsel uygulamaları anlatan öyküler yazılı metinler olarak kaydedilmiştir. Kadim Mısır sihirbazlık geleneğinde, fizik kurallarının aksine suyun iki yana ayrılarak ortasından yol açıldığı ve zemine kadar rahatlıkla ulaşıldığına ilişkin örneklerden bir tanesi, Hz. Musa eliyle Kızıldeniz'in yarılmasına benzer şekilde sihirsel bir anlatı olarak yazılmıştır. Anlatının yer aldığı Westcar Papirüsü'nün Çıkış'ın öncesinde, muhtemelen XII. Hanedanlık döneminin (MÖ 1939-1760) son yıllarında kaleme alındığı tahmin edilmektedir. Papirüs, Mısır'ın IV. Hanedanlık döneminde (MÖ 2543-2436) iktidar olan Kral Snefru'ya (MÖ 2543-2510) dair bir öyküden bahsetmektedir. Öyküye göre bir gün Kral Snefru'nun canının sıkkın olduğunu gören khery hebet rahibi Djadjaemankh, krala mutlu olacağı bir öneride bulunur. Ona, küreklerini haremindeki genç kadınların çektiği bir sandal ile gölde bir gezintiye
^{104} Storytelling: An Encyclopedia of Mythology and Folklore, "Papyrus Westcar", ed. J. Sherman (New York: Sharpe Reference, 2008), 357-358.·Kitabı okudu
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Başlangıçtan itibaren uzunca bir süre Mısır toplumu bağımsız kabileler halinde yapılanmış ve idari bir bütünlük göstermemiştir. Bu kabile yapılanmaları Mısır’ın kuzey ve güney yarılarında Nil Nehri’ boyunca kümelenmiştir. Bu kümelenilen coğrafya daha sonra “Yukarı Mısır” ve “Aşağı Mısır” adlarıyla anılacak ve Mısır’ın politik bütünleşmesinde oldukça sembolik bir anlama sahip olacaktır. Kadim Mısır halkı coğrafi yön olarak yüzünü her zaman Nil Nehri’nin doğduğu taraf olan güneye çevirmiştir. Nil Nehri’nin yukarıdan aşağıya doğru yani Afrika kıtasının ortalarından Akdeniz’e doğru aktığı dikkate alınarak ülkenin güneyi “Yukarı Mısır”, kuzeyi ise “Aşağı Mısır” olarak nitelendiğinden, Kadim Mısır dilinde “kuzeye doğru gitmek”, “akıntının yönüyle aşağıya doğru gitmek”; “güneye doğru gitmek” ise “akıntıya karşı yukarı gitmek” anlamındadır.Böylece Yukarı Mısır ile Aşağı Mısır ya da “Kamış ülkesi” ile “Papirüs ülkesi” Kadim Mısır coğrafyasında iki farklı toplumsal yapıyı ifade etmiştir.
1000Kitap
Küçük Bir Kalp
Asfaltın üzerinden Bisikletle geçen kızın Bacaklarının arasında Bir güvercin çırpınmada Ve küçük bir kalp.. Küçük bir kalp çarpmadadır. (Jules Supervielle'den mülhem) (Papirüs, 1.6.1967)
Sayfa 228·Kitabı okudu
Şiir
13.yüzyıldan kalma bir İncil'in yazmanı, yazı malzemesinin kıtlığından bunalmış bir halde bir sayfanın kenar boşluğuna şöyle bir not düşmüş. "Ah, keşke gökyüzü parşömen, deniz mürekkep olsaydı."
Sayfa 90·Kitabı okuyor
Ödünç kitap araklayıcılarına aranılan beddua bulundu:)
"Her kim bir kitabı sahibinden çalar; ödünç alır ve geri vermez, kitap elinde yılan olsun, onu paralasın. Her yanına inme insin, tüm uzuvları işe yaramaz olsun. Acılar içinde kıvransın, merhamet gösterilmesi için yalvarır olsun, acıları can verene değin dinmesin.Kitap kurtları kemirsin bağırsaklarını, hiç dinmeyen bir vicdan azabıyla yansın. Ve nihayet ebedi cezasını çekmeye giderken, cehennem alevleri yutsun onu."
Sayfa 68·Kitabı okuyor