Karşı kıyıdaki evlerin dostça yan yana dizilişi, vapurun zarifçe mavi gölü ikiye yarışı, martıların karşı kıyıya süzülüşü, kırmızı bacalardan öğlen vakti gri dumanın yükselişi; bunların hepsi ona kesin bir şey söylüyordu. Özgürlük! Özgürlük! Dünyada oluşan felaketleri bilmesine rağmen memleketin sunmus olduğu bu güzellikler sayesinde saatlerce olanları unutuveriyordu.
Doğa, cahil ve aptalı affetmez. Doğayla oy vererek başa çıkamazsınız. Doğayla ancak bilim başa çıkar. Bilimin bulguları da kaç kişinin o bulguyu yaptığı veya o bulguya inandığı ile değil, bulgunun doğanın gerçekleriyle ne kadar örtüştüğü ile ölçülür.
"Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür." Ziya Paşa'nın "insan belleğinin sakatlığı unutmaktır" anlamına gelen bu vecizesi, insanın özellikleri hakkında söylenmiş belki de en önemli sözlerden biridir.
Türkiye'ye döndüm. Televizyon ve gazetelerde Avrupa Birliği bizi alacak mı almayacak mı tartışmaları. Kimse sormuyor ki, biz Avrupalı olmayı hak ettik mi?