paradigm shift

paradigm shift
@para_digmshift
Attâr, " Mantık al-Tayr " da temsili bir surette "Vahdet-i Vücut" (Varlık Birliği) inanışını anlatmaktadır. Kuşlar, salikler, hakikat yolunun yolcularıdır. Hüthüt de kılavuzları, yani mürşittir. Simurg, Tanrı'nın zuhur ve taayyünüdür ki bu zuhur ve taayyün, kendilerinden ibarettir ve gerçek birliğe ulaşan, halkın Hakk'ın zuhuru, Hakk'ın da halkın butunu olduğunu anlar.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Simurgdan ses geliyor: "Siz buraya otuz kuş geldiniz, otuz kuş göründünüz. Daha fazla, yahut daha eksik gelseydiniz o kadar görünürdünüz. Burası bir aynadir!" HasıI bu makamda hepsi Simurg'da fani oluyorlar, artık ne yol kalıyor, ne yolcu, ne de kılavuz!
Özetle, bilince çıkarılmak istenen soru şuydu: Gelişme. Kültürel alışveriş, kendi doğrularımızı başka toplumlara da kabul ettirme; bütun bunlar iyi hoş da, ne pahasına? Eğer bunlar insanların ve kültürlerin kırımı üzerine yükselen gelişmelerse, onların erdeminden nasıl söz edilebilir? İnsanlık ahlakı nezdinde bunlar nasıl haklı kılınabilir?
Sayfa 16 - Literatür
Sınırların ötesinde kalan uygar bir dünya, şimdi, aydınların boğazlandığı bir tutsaklar ülkesiydi. Bu topraklar üstünde kelepçe vardı, pranga vardı, türlü işkenceler de vardı, ama henüz ölüm kampları, fırınlar, kurşuna dizilişler yoktu.
Sayfa 8