BİR ERKEĞİ ÖLDÜRECEK KADAR SEVMİŞ OLMALARI.
Puan vermedi
ROY : 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terk etti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak(hippi-Savaşa hayır-doğayla uyumlu) yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryosu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hint kadın oldu. Kitap çeşitli dillere çevrilerek yaklaşık 8 milyon satış rakamına ulaştı. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi", "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, yirmi yol boyunca siyasi konularda kitaplar yazmış ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınmıştır. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'te Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulundu. 2002'de Narmada'daki baraj projesine karşı çıktığı için bir günlük hapis cezasına çarptırılmış olan Roy, 2014 yılında Mahatma
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20191,760 okunma
Puan vermedi·568 syf.··
2026 19. kitabı
“Kutsa Beni Tanrım, İşlediğim Ve İşleyeceğim Günahlar İçin…” FBI özel ajanı Brad Raines kariyerinin en karmaşık davasıyla karşı karşıyadır. Davanın ucunda dört genç kadını öldürmüş, sapık ruhlu ve bir o kadar da zeki bir seri katil vardır. Her şey, terk edilmiş bir ahırda bulunan genç bir kadın cesediyle başlar. Ölü beden çırılçıplak soyulmuş, başına bir gelin duvağı konulmuş ve koltuk altlarından desteklenerek duvara sırtından yapıştırılmıştır. Topukları matkapla delinen cesedin en büyük özelliği ise, hâlâ çok güzel görünüyor olmasıdır. FBI’ın Gelin Koleksiyoncusu olarak adlandırdığı katilin hedefi, mükemmelliğin sayısına yani Tanrı’nın rakamı olan “yedi”ye ulaşmaktır. Bunun için sırada ölümü bekleyen üç masum ve güzel kadın daha vardır. Katili bulmak artık tam bir zaman yarışına dönüşmüştür. Davayı çözmekte zorlanan Brad’in son umudu ise, yardım almak için başvurduğu sıra dışı kişi, şizofren tanısı konulan Paradise’tır. Cesede dokunduğunda, o kişinin ölmeden önceki son dakikalarını yaşama yeteneğine sahip Paradise, korkunç katil Gelin Koleksiyoncusu’nun yakalanmasına yardımcı olabilecek midir? okuduğum ilk kitabı oyundan sonra farklı bir konusu vardı ama OYUN gibi harika değildi ama yinede okunabilir
Gelin KoleksiyoncusuTed Dekker · Martı Kitabevi · 2019709 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
KORE'NİN KÜÇÜK PRENS'İ
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
102 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 14:33
Luly(Ruly) tarafından yazılıp resimlenen ve orijinal adı "Ginginbam"(The Longest Nights)olan En Uzun Gece,Kore'nin en çok satan çocuk edebiyatı kitaplarından biri olup, 21. Munhakdongne Çocuk Edebiyatı Ödülü'nü kazanmıştır. Kitap, dünyada son kalan beyaz kaya gergedanı Norden ile üzerinde siyah bir leke olduğu için terk edilen bir yumurtadan çıkan küçük bir penguenin hikayesini anlatır. Norden, yetimhanede büyüyen bu küçük pengueni sahiplenir ve onu büyütür. Birlikte, penguenin "kendi denizlerini" bulması için zorlu ve duygusal bir yolculuğa çıkarlar. Fiziksel olarak birbirinden tamamen farklı olsalar da(biri gergedan, biri penguen), aralarındaki sevgi ve dayanışma sayesinde "biz" olmayı başarırlar. Kitapta,korkularla,acılarla ve yalnızlıkla başa çıkılması gereken zor zamanlar "uzun geceler" olarak adlandırılır. Kendin olarak yaşamanın acısını, korkusunu ve sevincini kucaklayarak, farklılıklara rağmen sevgi, dayanışma ve cesaretle "kendi denizini" (hayattaki yerini/kimliğini) bulma arayışıdır. Aidiyet duygusu sadece kan bağıyla değil,sevgi ve paylaşılan anılarla(kendi denizi/yuvası) oluşur. "En uzun gece" bile olsa, sevgi ve inançla o geceden sağ çıkıp, gökyüzündeki yıldızlar gibi parlayan bir şeyler bulunabilir. Başka biri gibi olmaya çalışmak yerine, kendi kimliğini (tıpkı penguenin kendi denizi gibi) bulmak ve kendin olarak var olmak önemlidir. Özetle kitap,"kendin olarak yaşama"nın getirdiği zorlukları ve bu zorluklara rağmen umudu kaybetmemeyi anlatan naif ama vurucu bir eserdir. Ödüllü yazar Luly’nin yazıp resimlediği “En Uzun Gece”, dünyadaki son beyaz kaya gergedanı Norden’la, “kara lekeli” yumurtadan çıkan penguen dostunun “benlik” arayışını sorgularken, hayatın denizlerinde herkese yer olduğunu, önemli olanın ona doğru yola koyulmak olduğunun altını
Duygu ve Düşünce
En Uzun GeceLuly · Athica Yayınları · 2024110 okunma
8/10
·320 syf.··
2026 51. kitabı
Neden serilerin genelde ilk kitapları ballı lokum olurken ikinci kitapları sadece lokum olur ki? Kitap çok güzeldi yine çok beğendim ama ilk kitabı yakalayamadı. Belki de ben ilk kitaba bayılınca bunun için de beklentimi arşa çıkardım. Çiftimiz Juliet ve Killian kitap boyunca bir sırrın etrafında dönmek yerine daha önce açılsalardı birbirine belki çok daha keyifli olurdu okumak. Killian ilk kitapta ki ağabeyi Liam ın yerine geçip mafya babası olan ama derinde çok daha önemli şeyler saklayan biri Juliet se rakip bi mafya babasının kızı. Juliet mafya nın içinde büyüdüğü için onlardan nefret edip kötüden çalıp iyiye yardım etmeye kendini adamış bi hırsız Killian dan da bişeyler çalması sonucunda tanışıp olayları yaşamaya başlıyorlar. Bu kitapta diğerine göre aksiyon daha fazlaydı başından beri Killian ne istediğini bilip arkasında dursa da Juliet in kabullenmesi epey uzun sürdü yine de çok keyifle okuduğum bi seri oldu şiddetle tavsiyemdir :)
Cruel ParadiseJ.T. Geissinger · 202014 okunma
Gangsta's Paradise
1/10
·405 syf.··
2026 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 00:09
bu kitabın hedef kitlesi komplo teorileri ile yeni tanışmaya başlamış lise yaş grubu sınıfın ilk ateisti olan o çocuklar. youtube akışlarında da başo var (ben de izliyorum) Jean-Christophe Grangé
Edebiyat
Kurtlar İmparatorluğuJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 200510,2bin okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 15:22
Üniversitede bir hocam John Milton’ın “Paradise Lost” adlı eserini mutlaka okuyun demişti de ahh akılsız başım(!) taaa bugünlere kadar benimle sürüklendi. Oysaki bundan 10 sene kadar önce tekrar okumaya niyetlenmiştim lakin böyle bir eserin yıllarca kapısının önünden geçip bir selam bile vermememi çok büyük kayıplarımdan bir tanesi olarak sayıyorum. Kayıp Cennet (yanlış hatırlamıyorsam Yitirilen Cennet adlı basımı da vardı) İngiliz Edebiyatı’nda önemli bir yere sahip olmakla birlikte şiirsel bir dille dinsel bir mit olan şeytanın isyanını, Adem ve Havva’nın cennetten kovuluşunu, dünyanın yaratılışını, konu edinir. Özellikle Mikail’in Adem’e gelecekte neler olacağını göstermesi ve Adem’in çektiği acılardan sonra huzura ereceği bölüm beni derinden etkiledi. Hepimizin çok iyi bildiği bu konuyu bir de John Milton’ın ilahi anlatımından okumanızı isterim.
Kayıp CennetJohn Milton · Pegasus Yayıncılık · 20151,446 okunma