….
Eylem olacak artık mutluluk senin için.
Yabancı kalmıştın eyleme, yıllar yılı - sürüklenmeyi yeğlemiştin; alışmıştın da buna: İçinde saklandığın, sakındığın, sakladığın yumuşak içeriği koruyarak, sert, katı, dikenli yanını, dış kabuğunu koymuştun ortaya hep. - Ne farkederdi ki, diye: Her şey boş; olanaksız, zaten.
Maddi şeylere karşı soğukluğum, bilincimi çevreleyen başka bir arayışın göstergesiydi. Yalnızdım. öyle yalnızdım ki kutuplar kadar soğumuştum hayata. Maddi şeylerin son kullanma tarihi vardı. Oysa ömürlük olan, aşktı. En nihayetinde aşksızdım. Heyecansızdım. Ölümlüydüm. Yolumu kendim çizmiyordum, kader çizgisinde bir başıma yürüyordum.