Suç, fikir suçu olmakla suç olmaktan çıkmaz. Fikrin de vicdanın da sınırı vardır. Senin fikir suçu dediğin herzevelikler, bak, kaç ailenin ocağına incir dikti. Vatanperver gençler dediğin kimseler yıllarca üniversiteyi işlenmez hale koyarak yurdun muhtaç olduğu yüksek tahsil mezunlarının yetişmesine engel oldular.
Yüzyıllardan beri insan kardeşliği davaları güdülmüş, filozoflar, peygamberler, bilginler, şairler bu davayı savunmuş, fakat sosyal kanun olan "milletler savaşı"nda en küçük değişme olmamıştır.
Türk Kağanının düştüğü hatalar ile birlikte gelen yenilgi ile Türk milletinin Ergenekon yurduna sığınmasıyla başlıyor kitap. Yıllar sonra ise artık sığmaz oldukları bu yurttan GökKurt'un öncülüğünde girdikleri gibi yine GökKurt'un öncülüğünde, asırlardır dilden dile yazıtlardan kitaplara geçen, destan olup hafızalara kazınan demirdağı eritip Ergenekon'dan ayrılıyor. Kitap da bana göre bu andan itibaren var olan heyecanı ikiye katlıyor ve daha aksiyonlu bir hale geliyor. Türk kültürü, şamanizm ile Gök Tengri inancı, ve Türk töresinden izlerle birlikte kitap Atsız Hocayla zirveye ulaşan milli-romantik ruhu çok güzel bir şekilde yakalıyor. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen gerçekten başarılı bir kitap.
Başbuğ Alparslan Türkeş'in 9 Işığı açıklamak, halka daha iyi anlatmak için çeşitli yerlerde yapmış olduğu konuşma ve yazmış olduğu konuşmalardan oluşuyor kitap. Genel olarak da Türkiye'nin kalkınması, bir an önce gelişmesi ve Büyük Türkiye'nin nasıl kurulacağı üzerinde duruluyor. Burada Başbuğ'un kalkınma ve gelişme için en önemli husus olarak ahlak ve milli benlik üzerinde durması öne çıkıyor. Bunun yanında çeşitli ekonomi modelleri için kısa tahliller yapılmış. 1970'lerin siyasi ortamı üzerine Türkeş'in yaptığı eleştiriler ve incelemeler de dönem hakkında bilgi veriyor. 9 Işığı daha iyi anlamak ve kalkınma üzerine milliyetçi görüşü öğrenmek isteyenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap
II. Viyana kuşatmasıyla başlıyor kitap. Kuşatmanın bilinmeyen yönleri, devletin bulunduğu hal, yöneticilerin davranışları gibi konular hakkında akıcı şekilde hikaye içinde bilgiler veriliyor. Daha sonra ise ağırlıklı olarak çağımızda ajan dediğimiz görevi icra eden bir Osmanlı yeniçerisinin kahramanlıkları ve kendini bir şekilde İtalya'da bir köyde bulmasıyla bugün adı Moena olan Türk köyü olarak da bilinen köyün yeniçeriyle birlikte yaşadığı olaylar ve köyde bugüne dek süren Türk sevgisinin kaynağı yer alıyor. Hiç sıkılmadan okunacak bir tarihi-kurgu roman.