Tamam, zaman anlaşılması güç bir kavram ve birçok yönü var ama bunu anlatmak için bu kadar zorlama örneklere ve birbirine çok benzeyen sözlere gerek var mıydı anlamadım. Çünkü uzun uzun şu adam şöyle yaptı böyle yaptı okuduktan sonra son cümlede gençken zamanın önemini anlamıyoruz minvalinde bir cümle geliyor. Ya ben çok sığ düşünüyorum ya da kitap gerçekten kötü, bu yüzden boşa okumuşum hissine kapıldım.
Hüseyin Nihal Atsız'ın kaleminin kuvvetli olduğu aşikar. Özellikle deneme ve fıkralarında bunu rahatlıkla hissediyorsunuz. Bu kitap için ise daha çok makaleye yakın diyebiliriz. Kitapta tarihi olaylar, şahsiyetler hakkında Atsız'ın bilgilerini ve görüşlerini okuyorsunuz. Güncel tarihçilerin de bu tür kitapları var ama genelde sıkıcı ve dile hakimiyet bakımından sorunlular. Bu kitaptaysa bu tür problemler yok. Rahatlıkla okunabilecek, faydalı bir kitap.
Unutmamalı ki bir millet, ordusunu kaybederse büyük bir tehlikede, devletini kaybederse korkunç bir felakette, fakat dilini kaybederse ölümün kucağındadır.