7/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Hayatta bir trajedi yaşadığımıda hepimizin bu trajediyi atlatmak için bulduğu uğraşlar vardır. İşte Lea’nın ki de keman çalmaktı. Keman çalarak trajedisinden uzaklaşıp daha yoğun ve korkutucu olabilecek bir duygu olan tutku, hırs ve mükemmel olma duygusuna tutundu. Ancak fark etmediği şey, bu yeni duygusunun, keman çalma yoluyla aslında trajedisinden kaynaklı içindeki ebeveyn boşluğunu doldurmaya çalışma ihtiyacını gün yüzüne çıkarması ve hayatının tek merkezinde olan keman yolculuğunda kendisine öncülük yapan kişilerle değişik şekilde bağlanması ve bu kişiler hayatından çıkınca ne yapacağını bilemeden ruhunun karanlıklarında saklı trajediye geri dönmesi oldu. Ve bu yolculukta kızının her zaman yanında olduğunu sanan ancak aynı yolda olsalar bile farklı araçlarda yolu gittiklerinin farkına varamayan bir baba…. Van Vliet’in hayatının merkezine kızını koyup kızı için büyük riskler alması, karakterinden hiç beklenmeyecek kararlarda bulunması…Aynı yolda giderken bir de fark eder ki Van Vliet, kendisi aslında içi renkli ışıklarla dolu, içinden müzik sesleri duyulan lüks araçta olan kızıyla aynı araçta değildir ve bu araç uçurumdan aşağı yuvarlanırken kızını kurtarmak için yapabileceği bir şey yoktur. Lea, hiç bu şekilde başlayıp, bu şekilde biteceğini tahmin edebileceğim bir kitap değildi. Belirli bir süre sonra neler olacağını o kadar merak ettim ki kitabı okumadan duramadım. Ama uyarmam gerekir ki bu kitap insanı, ruhunun çok da üstünde durmak istemeyeceği yerlere götürebiliyor. Uzun süre sonra bir kitabın sonunda duygulanıp ağladığımı da söylemeden geçemeyeceğim.
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022345 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2025 125. kitabı
Merhaba, kitabın dilini akıcı ve anlaşılır buldum. Çok ufak tefek çeviri hataları olsa da okunmasına engel olmuyor. Dini düşünceyi, kökenini ve etkileşimde olduğu kavramları, bu kavramlar ile ilgili söylenen argümanları da inceleyerek bilişsel bilim, psikoloji, antropoloji disiplinleri ile inceliyor. Tanrı, inanç, ibadet, ve benzeri kavramlardan tutunda neredeyse değinmediği ve incelemediği hiçbir kavram yok. Bu kavramları nasıl düşündüğümüz zihnimizde nasıl oluştu sosyal hayatımıza nasıl yansıdığı bilişsel bilimin ışığında inceleniyor. Konu başlıklarının sürekli değişmesi, farklı konulara değinilmesi zihninizi aktif ve kitabı daha okunabilir kılıyor. Konuya ilgiliyseniz tavsiye ederim.
Dinin AçıklanmasıPascal Boyer · Monografi Yayınları · 20257 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İkilemde Kalmak ...
Puan vermedi·216 syf.··
2025 3. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 18:43
Pascal Mercier'in Lea kitabı, benim için sadece bir roman değil, yoğun bir empati sınavıydı. ​Okurken hem babayı (Martijn) hem de Lea'yı ayrı ayrı anlamaya çalışmak, o duygusal yükü ve aralarındaki çatışmayı hissetmek beni zaman zaman zorlasa da, kitabın etkisi tam da buradaydı. Sadece gözlerimle okumadım, düşünerek ve karakterlerin acısını hissederek ilerledim. ​Kitabın anlatım tarzı sayesinde kendimi dışarıdan bir okuyucu gibi değil, sanki olayların tam ortasında, o insanları gerçekten tanıyan bir "gizli tanık" gibi hissettim. Özellikle Lea'ya karşı içimde tarifsiz bir hüzün kaldı. Kurgu olduğunu bilsem de, sanki gerçekten yaşamış, kanlı canlı birinin acısına şahitlik etmiş gibiyim. ​Bu kitap bana, nitelikli bir roman okumanın sadece bir hobi olmadığını, insanın empati yeteneğini geliştiren derin bir süreç olduğunu bir kez daha kanıtladı. Hüzünlü, sarsıcı ve bittiğinde bile zihnimde yaşamaya devam eden bir hikaye.
1000Kitap
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022345 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 93. kitabı
Bu kitap ufkumu genişletti. İyiki okumuşum. Sizden ricam bu kitabı okurken yavaş ve sindirerek okumanız, zira içindeki bilgiler çok çarpıcı. Okurken gerçekten vayy dediğim bakış açımı değiştiren noktalarla karşılaştım. Dili, psikolojiyi felsefik bir dille besleyen bir dil( en sevdiğim) Kitabın konusu özsaygı, özsevgi, özdeğer gibi kavramların anlatılmasından oluşuyor. Hepimizin bir gerçek benliği birde ideal benliği vardır. Ve ikisi arasındaki uçurum ne kadar fazlaysa benlik problemlerini o kadar sık yaşarız. Her insan özünde değerli doğar kendini değersiz hissetmez ama zamanla yaşadığımız kişiler ve deneyimler sayesinde bunu öğreniriz. Çocukken kendimiz olduğumuz için sevilmedik aksine cezalandırıldık bu yüzden sevilmek için onlara uyum sağlamayı öğrendik. Yani özsaygı dıştan içe doğru gelişti. Dışarıdakilerin sesi bizim iç sesimiz oldu. Ama yetişkinlikte bu süreç içten dışa doğru olmalı. Başkalarının sesi, fikirleri bizim sesimiz olmaktan çıkmalı artık. Yazar o kadar güzel şeylere değinmişki mesela daha önceden de benimsediğim bir fikri görmek beni şaşırttı. O fikir şuydu; kendini sevmenin mümkün olmadığı. "Kendini sevmek mümkün değildir çünkü duygusal sürecin temel ilkesi özne nesne ikiliğidir ve bu ikili bu dinamikte mevcut değildir. " (peki nasıl diyorsanız kitabı okumak için güzel bir merak) Kitapta en sevdiğim bölümler, özsevginin gelişimindeki temel sorunlar ve kendini sevmek aslında nedir ve nasıl ifade edilir. Aynı zamanda yazar kişisel gelişimcilere de gönderme yapıyor ( Bu kısımda çok iyiydi) Daha yazacak çok şey var ama bence siz okuyun mutlaka ama mutlaka okuyun bana teşekkür edersiniz
Psikoloji
Kendini Ölçme, SevVikrant A. Sentis · Okuyan Us Yayınları · 20255 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 57. kitabı
Ben bu kitabı çok sevdim. Mercier’in kalemine de hayran kaldım. Karakter inşasını bu kadar derin, bu kadar sahici yaratması kesinlikle bir başarı. Okurken kimi zaman Lea kimi zaman da Lea için çırpınan babası oldum. Mercier, bir kaybın yarattığı boşluğun geride kalan iki karakterin üzerindeki yıkımını anlatıyor. Lea ve babası, anne Cecile’nin ölümünden sonra baş başa kalan baba-kızdır. Lea, bu kaybı keman çalma tutkusuyla bertaraf etmeye çalışırken babası da Lea’nın peşi sıra kızının bu hayattaki yolunu açmaya çalışan bir figür oluyor. Lea, tutkusunun zamanla tehlikeli bir saplantıya dönüşüyor olduğunu fark edemezken kendini birçok çıkmaz duygunun ortasında buluyor. Biz, okuyucular baba-kızın yaşamındaki bütün bu olan biteni Lea’nın babasından dinliyoruz. Babanın bir yolculukta tanıştığı kişiye bütün yaşanılanları anlatması sonucunda anlatıya arada ikinci kişi de dahil oluyor. Hatta arada anlatıcılar hızla yer değiştiriyor ve ikinci anlatıcı bize babanın anlatırken yaşadığı dalgalı ruh hallerinin adeta röntgenini çekiyor. Kitapta, yaşadığı anne kaybının bir izini taşıyan Lea’nın başarıya olan saplantısının, zamanla baba-kız arasındaki uçurumu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Hikayeye eklenen her karakterin de bu uçurumun derinleşmesinde bir faktör oluşunu ve büyük tutkunun tehlikeli bir hale bürünerek nasıl da iki kişiyi birden dibe çekişini Mercier çok iyi betimlemeler ile bize aktarıyor. Hem çok dokunaklı hem çok sürükleyici bu kitaptan sonra Mercier bey’in “Lizbon’a Gece Treni” de listeme usulca yerleşmiş oldu. Kitapta geçen Milla Davis şarkıları ile son.
1000Kitap
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022345 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 10:49
Lea, seni sarıp sarmalamak isterdim. Babanın senin gözlerindeki ışıkla hayatta kalmaya çalışması, senin için gururunu, onurunu yok sayması ve sonra başınıza gelenler… Oturup sizinle birlikte ağlamak istedim. Çok çok üzüldüm. Her tutku bizi harika bir hayata götürmüyor. Bazen tutkunun esiri haline geldiğimizde duygularımızın farkında bile olamıyoruz. Ne hissettiğimizin bir önemi kalmadığında yaşamak da anlamsızlaşıyor. Bizi anlayacak insanlara çok ihtiyacımız var. Ama öyle insanlar olacak ki sen konuşmak için bile yorulmayacaksın. Sadece sana bakıp içini görebilecek, yanındayım diyebilecek insanlara.
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022345 okunma