8/10
·216 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 23:27
Lea, aslında hiç baba olmak istememiş bir adamın, eşinin ölümünden sonra kızıyla birlikte yaşamak zorunda kalmasını anlatıyor. Anne kaybından sonra kızın hayata tutunduğu tek şey keman oluyor; baba ise ne yaptığından çoğu zaman emin olamasa da kızını ayakta tutabilmek için elinden geleni yapıyor. Kitap, baba–kız ilişkisinden çok, insanın istemediği bir sorumluluğun içinde nasıl değiştiğini gösteriyor. Kızın psikolojisinin giderek bozulması, müzikle kurduğu yoğun bağ ve bunun ikisini de sürüklediği noktalar oldukça sarsıcı. Bazı bölümlerde anlatım ağır ilerlerken, bazı yerlerde ise beklediğimden daha hızlı geçti; bu da benim için kitabı daha akıcı hale getirdi. Genel olarak okurken zorlanmadım, hatta yer yer içine çekti diyebilirim. Daha çok psikolojik, aile ilişkileri ve kayıp temalarını seven okurlara hitap ediyor. Bu tarz kitaplarla arası iyi olanlara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022345 okunma
8/10
·72 syf.··
2019 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2019 00:00
Stefan Zweig’ın Nazi iktidarından kaçarak sürgün hayatı yaşadığı bir dönemde yazdığı Satranç adlı eseri okuyucuyu olayların içine sokarak olayları birebir yaşamasını sağlıyor. Anlatılan duygusal ve zihni yormayan betimlemelerle, karakterlerin analizleri ve Nazi dönemine yaptığı eleştiri ile eser bir solukta okunuyor. Kafası çalışmayan ama satranç dehası ve dünya şampiyonu olan Czentoviç ve Naziler tarafında esir alınan Doktor B’nin hastalığa dönüşen satranç oyununu okumanız dileğiyle..
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Mavi Çatı Yayınları · 2019279,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Rahip Mouret ve günahı Albine
3/10
·384 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 14:44
Emile Zola nin 20 kitaptan oluşan Rougon Macquart dizisinin önerilen okuma sırası olarak 9. Basım tarihi sırası olarak 5. Kitabı olan Rahip Mouret'nin Günahı ile merhaba. Plassans Papazı nin kahramanlarindan François ile Marthe Mouret'nin oğlu, Apartman ve Paris Yıldızı eserlerinin kahramanı Octave Mouret'nin kardeşi Serge Mouret bu eserin baş kahramanı konumunda. Plassans Papazı nda manastıra girdiğini öğrendiğimiz Serge artık büyümüş ve bir rahip olarak pek dindar kimsenin olmadığı hatta dinle genel olarak alay edilen Les Artaud da göreve başlamış ve kafayı dinle bozmuştur. (Serinin ilk kişisi büyük anne Adelaide fouque in zihinsel sorunları tüm sülalede kendini göstermekten geri durmaz. Serge'in annesi ile babası hala-dayi çocuklarıdır. Zira Serge'in hem annesinin babaannesi hem de babasının anneannesi Adelaide'dir.) Bu girizgah sonrası Rahip Mouret'nin Günahı eserine gelecek olursam ben eseri beğenmedim. Eser yukarıda da değindiğim gibi rahip olarak Les Artaud ya gelen rahip Mouret'nin yaşamını bizlere anlatıyor. Kendini dine veren rahip bu dinsiz kasabada güzel ama vahşi Albine ile karşılaşıyor ve rahibin geçirdiği bir rahatsızlık sonucu yolları kesişiyor. Eser bu çerçevede devam ediyor. Fakat bana göre gayet sıkıcı bir eser. Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümünün büyük bir bölümü Serge'in sorunlu Meryem sevgisini okuyoruz. İkinci bölümde ise neredeyse tamamen Paradou isimli bahçe anlatılıyor. Özellikle ikinci bölüm roman değil botanik kitabı gibi çiçek ismi okumaktan çok sıkıldım. 20 kitaplık serinin önerilen okuma sırasında 9. Sırada yer alan Rahip Mouret'nin Günahı na kadar ilk 8 kitaptan Türkçe basımı olmayan His Excellency Eugene Rougon ile Para dışında 6 eseri de okudum ve içlerinden çok beğendiklerim de oldu beğenmediğim kitaplarda. Rahip Mouret'nin Günahı da serinin beğenmediğim eserlerinden birisi oldu. Bu nedenle eseri
Rahip Mouret'nin GünahıEmile Zola · Yordam Edebiyat · 2022158 okunma
Pascal Mercier’in Léa Romanı İncelemesi
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 00:00
Léa, yazar Pascal Mercier’in insan doğasının derinliklerine dokunan, duygusal ve çarpıcı bir hikâye sunar. Roman, annesini kaybeden Léa’nın, babası Van Vliet ile olan ilişkisini ve bu ilişkinin zamanla nasıl evrildiğini anlatır. Van Vliet, kızının ayakta durabilmesi için büyük çabalar sarf eder. Léa’nın kemana olan tutkusu, babasının da geçmişten gelen müziğe olan ilgisiyle birleşir. Ancak bu ortak tutku, zamanla babanın kızına yaklaşma biçimini de etkiler. Léa, babasının çabalarına rağmen içsel bir boşluk hisseder ve bu durum, onun yaşamında çeşitli çalkantılara yol açar. Baba, kızına daha iyi bir yaşam sunabilmek için aşırı fedakârlıklara girer ve bu süreçte kendi sınırlarını zorlar. Ancak Léa, babasının bu çabalarına rağmen tam anlamıyla mutlu olamaz ve bu durum, romanın sonlarına doğru trajik bir sona evrilir. Léa, babayla kız arasındaki duygusal çatışmaları ve insan ruhunun karmaşıklığını derinlemesine ele alan bir eser. Karakterlerin içsel yolculukları ve aralarındaki bağ, okura hem hüzünlü hem de düşündürücü bir deneyim sunar.
İnceleme
LeaPascal Mercier · Sia Kitap · 2022345 okunma
Pek çok yerinde kendimi bulduğum kitap
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 16:40
Öncelikle söylemeliyim ki kitabı okumam gereken en iyi zamanda okudum. Bunun için şanslı olduğumu düşünüyorum. Kitap uzun zamandır elimdeydi ama içini biraz karıştırınca bizim bildiğimiz şiir türünden biraz farklı olduğunu gördüm ve bu beni kitaptan biraz itti. Ve bugün dedim ki 'neden bir şans vermiyorum.' O şansı iyi ki vermişim. Tabi kitabı sevmeyenleriz olabilir. Sonuç olarak dize şeklinde değil şiirler. Tam bir ismi yok galiba bu türün, bilemiyorum. Ama içinde bulundurduğu ve pek çok yerde verdiği mesajlar, bizi tanımasa bile değerli olduğumuzu bize hissettirdeyişi.. Çok yerin altını çizdim, birkaç yere not aldım. Aslında hepimiz acı hissediyoruz, benzer şeyler yaşıyoruz ama birbirimizden tamamen farklıyız. Kitapta en çok üzerinde durulan şeylerden biri de kendini sevmek davranışı. Kendimi açıklamakta biraz zorluk çekiyorum bu kitapta ama kısacası sevdiğimi söyleyeyim. Fakat, kitabın sevilmesinin tamamen insandan insana değişeceğini söylemek isterim. İçinde barındırdığı kelimeler, sözler değil. Yazım tarzı beni bunu düşünmeye itti. Kitap hakkında bilgi vermeye çalıştım umarım başarılı olmuşumdur. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim. Kitaplar yolumuzu aydınlatsın
Bu Defa Prenses Kendini KurtarıyorAmanda Lovelace · Pegasus Yayınları · 20192,578 okunma
7/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Gölgelenmiş Yıllar Luigi Pirandello Çağdaş İtalyan edebiyatının en önemli yazarlarından biri sayılan Luigi Pirandello, yaşamış olduğu mali sıkıntılar ve eşinin üçüncü çocuğunu doğurduktan sonra delirmesiyle hayatı altüst olmuştur. Bütün bu zorluklara rağmen yazarlık çalışmalarına aksatmadan devam etmiştir. Yazarlığıyla ilgili olarak: ''Küçücük ölçümle şuna inanıyorum ki, eğer ancak bir değerim varsa, bunu kimseye borçlu değilim: ne yaptımsa alçak gönüllülükle, ama tek başıma yaptım. Edebiyatta patronum yoktu; masanın gözlerini dolduran müsveddelerimi yayınlatabilmek için altı yıldan çok uğraştım.'' diye yazmıştır. Pirandello, 1934 yıllında Nobel Edebiyat ödülünü kazanmıştır. ''Gölgelenmiş Yıllar'' adlı romanını 1904 yıllında yayınlamıştır. Hikayenin kahramanı Mattia Pascal, ilk kişide geçmiş olayları hatırlayan ve üçüncü kişide karakterleri tanımlayanın kendisidir. Mutsuz, bahtsız biri olan Mattia Pascal, yıllar geçtikçe hayatının en güzel yıllarını kendi elleriyle gölgelediğini fark edecektir; pişmanlıkları ve mutsuzlukları arasında kendini yiyip tüketecektir. Mattia Pascal, romanda: ''İkimizden asıl gölge olan hangisiydi ? Ben mi, o mu ? İki gölge ! İşte biri yere up uzun uzanmış, herkes üstüne basıp geçecek: kafamı çiğneyecek, yüreğimi çiğneyecekler. Ama benden tek kelime yok ! Gölgemde de ! Bir ölünün gölgesi: işte benim hayatım...'' diyerek hayatını kısaca özetlemektedir.. Gölgelenmiş Yıllar, Pirandello'nun aynı zamanda hayatını ve fikirlerini yanstıan en önemli romalarından birisidir..
Edebiyat & Roman
Gölgelenmiş YıllarLuigi Pirandello · Altın Kitaplar · 1971293 okunma