PASCAL COVICI Sevgili Pat, Tahtadan heykele benzer küçük bir şey yontarken rastladın bana, "Benim için bir şey yapsana," dedin. Ne istediğini sordum, "Bir kutu," dedin. "Ne için?" "İçine bir şeyler koymak için." "Ne gibi şeyler?" "Elinde ne varsa," dedin. İşte kutun burada. Elimde olan neredeyse her şey var içinde, ama boş yer de var. Kutuda acı var, heyecan var, iyi duygular, kötü duygular var, kötü düşünceler ve iyi düşünceler var - tasarımın zevki, biraz umutsuzluk ve yaratmanın tarifsiz mutluluğu. Hepsinin üstünde de sana beslediğim minnet ve sevgi var. Ve hâlâ yer var kutuda. JOHN
Alıntı
PASCAL COVICI Sevgili Pat, Tahtadan küçük bir heykel yontarken yanıma yaklaşmıştın ve bana: “Neden bana da bir şey yapmıyorsun?” demiştin. Sana ne istediğini sormuştum. “Bir kasa yap,” diye yanıt vermiştin. “Ne yapacaksın?” “İçine bir şeyler koyacağım.” “Neler?” “Senin bütün şeylerini.” Kasan işte burada. İçine bütün varımı yoğumu ya da çoğunu koydum. Ama hâlâ dolmadı. Acılar ve tutkular; iyi ve kötü günler; iyi ve kötü düşünceler; umut ve birkaç umutsuzluk; yaratmanın anlatılamaz sevinci var içinde. Bunların üstünde de sana karşı duyduğum sevgi ve minnettarlık var. Ama kasa hâlâ dolmadı.
Sayfa 5
Alıntı
Reklam
Pascal Covici'ye Azizim Pat; Tahtadan bir şey oyuyordum, üstüne geldin. -Bana da bir şey yapsana dedin. -"Ne istersin?" diye sordum. -"Bir kutu yap" dedin. -"Ne kutusu?" -"İçine öteberi konacak bir kutu." -"Ne gibi şeyler meselâ?" -"Ne varsa" dedin. İşte istediğin kutu. Nem varsa hemen hemen hepsini içine koydum, gene dolmadı. Istırap ve heyecan var bu kutunun içinde, iyi hisler, kötü hisler, iyi niyetler, kötü niyetler... Ümidin zevki, kederin acısı, o anlatılmaz yaratma sevinci, hepsi var. Hepsinin üstünde de sana olan şükranım, sevgim var. Ama, yine de dolmadı. John
Sayfa 8·Kitabı okudu
PASCAL COVICI Sevgili Pat, Tahtadan heykele benzer küçük bir şey yontarken rastladın bana; "Benim için bir şey yapsana," dedin. Ne istediğini sordum, "Bir kutu," dedin. "Ne için?" "Içine bir şeyler koymak için." “Ne gibi seyler?" "Elinde ne varsa," dedin. İşte kutun burada. Elimde olan neredeyse her şey var içinde, ama boş yer de var. Kutuda aci var, heyecan var, iyi duygular, kötü duygular var, kötü düsünceler ve iyi düşünceler var - tasarımın zevki, biraz umutsuzluk ve yaratmanın tarifsiz mutluluğu. Hepsinin üstünde de sana beslediğim minnet ve sevgi var. Ve hala yer var kutuda. JOHN
Edebiyat
Pascal Covıcı Sevgili pat, Bir tahta yontuyordum, üstüne geldin " Neden bana da yapmıyorsun? " dedin. Ne istediğini sordum sana, "Bir kutu,"dedin sen. "Ne kutusu?" "İçine bir şeyler koymak için". "Ne gibi bir şeyler?" "Neyin varsa," dedin sen. İşte istediğin kutu. Neyim varsa, hemen hepsi içinde,ama yine de dolmadı. Acı ve heyecan var içinde, iyi ve kötü duygular, karanlık ve aydınlık düşünceler... umut etmenin tadı ve umutsuzluk... yaratmanın o anlatılmaz sevinci var. Hepsinin üstünde de sana olan minnettarligim ve sevgim var. Am kutu yine de dolmadı... John
PASCAL COVICI
Sevgili Pat, Tahtadan heykele benzer küçük bir şey yontarken rastladın bana; "Benim için bir şey yapsana," dedin. Ne istediğini sordum, "Bir kutu," dedin. "Ne için?" "İçine bir şeyler koymak için." "Ne gibi şeyler?" "Elinde ne varsa," dedin. İşte kutun burada. Elimde olan neredeyse her şey var içinde, ama boş yer de var. Kutuda acı var, heyecan var, iyi duygular, kötü duygular var, kötü düşünceler ve iyi düşünceler var, tasarımın zevki, biraz umutsuzluk ve yaratmanın tarifsiz mutluluğu. Hepsinin üstünde de sana beslediğim minnet ve sevgi var. Ve hâlâ yer var kutuda.