İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin kurucu hocalarından, hukuk mezunu, devletler hukuku ve siyasi düşünce tarihi alanında uzmanlıkları bulunan ülkemiz için kıymetli bir profesörün eseri.
Fransız İhtilali'nin Napolyon' un iktidarına kadar olan süreci kitapta yer alıyor. Sonrasını da yazarın adeta roman okuyormuş hissi veren akıcı dilinden okumayı isterdim doğrusu.
Şimdi gelelim neden okumalıyız bu eseri?
Yıllardır ders kitaplarında "aman da hapishaneyi basmışlar, halk da ne güzel almış hakkını, ekmek de bulamıyorlarsa pasta yesinlermiş, ah ne hoş milliyetçilik" kıvamında anlatılan yüzeysel bir Fransız İhtilali anlatımından daha fazlasına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Ortada sömürülen bir halk var ama bu devrim onları acaba daha iyi koşullara mı getirdi? Burjuva ne durumdaydı, asiller ne durumdaydı, krala ne oldu, kimin işine yaradı aslında bu şanlı devrim? Ben bilmiyordum dostlar, millet kavramının bile uydurma, birleştirici gücün bile burjuvazinin işine yarayana kadar olduğunu bilmiyordum. İşin güzel yanı daha bilmediğim pek çok şeyi kabaca öğrendim. Önemli düşünürlerin fikirlerine, sınıfların devrimden önce ve sonrasındaki durumlarına da yer verilmesi ayrıca çok güzeldi. Çünkü her şey şöyle oldu, böyle oldu diye anlatmak kadar basit degil. Devrimlerin fikirsel aşamasını, olayların perde arkasını, detayları bilmek sonucu bilmekten daha mühim. Kabaca dahi olsa bana çok şey katan bir eser oldu. İlerleyen süreçte meydana gelen işçi devrimleri, ayaklanmalar için, dünyanın tarihsel düzlemdeki seyrini anlamak için okuyunuz ilginiz varsa.( Dilerim ki olayların devamını ben de okuyup anlayabilirim)
Çok uzun ve kitap için yazılan tek inceleme oldu, belki dağınık da oldu, yazmak istediklerimi bile yazamadım, okuyan da olmaz. Ama yazmak istedim sadece