Yolunda gitmiyorsa Yoldan gitmezsin sen de Açarız bi'kaç patika
Müzik
Balık karaya çıkamaz. Kara canlısı suda yaşayamaz. Solungaç geliştiren bir insan, ne tam balık ne tam kara canlısı olur — ikisinin de tam olarak yapamadığı şeyi yapan, ama ikisinde de tam olamayan bir ara form. Belki modern kimlik krizinin asıl acısı tam buradadır: ne için optimize edildiğini bilmemek. Odysseus deniz için değil, kara için yapılmıştı — deniz onu törpüledi ama yok etmedi, çünkü İthaka vardı. Solungaç geliştiren modern insan ise hangi ortam için yapıldığını artık bilmiyor. Buradan iki farklı yöne gidilebilir. Birincisi karamsar: İthaka gerçekten yok oldu. Modern insan için kleos imkânsızlaştı — geriye sadece performans kaldı, varlık değil. İkincisi daha sert ama belki daha dürüst: İthaka her zaman bir kurgu oldu. Odysseus'un "sarsılmaz kleosu" da aslında kırılgandı — yoksa Penelope talipleri sarayı ele geçiremezdi. Belki modernlik kleosu yok etmedi; sadece onun her zaman inşa edilmiş olduğunu görünür kıldı. Bu ikinci okumada solungaç geliştirmek bir trajedi değil, bir açıklık. Modern insan belki ilk kez kendi çapasını seçmek zorunda — coğrafya, kan veya unvan dayatmadan. Ama şunu da teslim etmek gerekiyor: Seçmek özgürlük kadar ağırlık da demek. Ve bu ağırlığı taşıyacak omuzları kimse önceden eğitmedi. Dışarıdan bakan biri için akışkanlık sadece bir "durum"dur; ama o suyun içinde boğulmamaya çalışan canlı için bu bir varoluş mücadelesidir. Bahsettiğimiz o iki yol (İthaka'nın yok oluşu ya da İthaka'nın zaten hep bir kurgu oluşu) ve ara formda kalma dehşeti, bizi trajedinin en çıplak haliyle yüzleştiriyor. Biyolojik metaforun kalbindeki o can alıcı soruyu deşelim: Bu adaptasyon gerçekten mümkün mü? Eğer insan suda yaşamak için solungaç geliştiriyorsa, o artık ne tam bir kara canlısıdır ne de tam bir balık. Doğadaki karşılığıyla o artık bir amfibidir (iki
Felsefe
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yolunda gitmiyorsa, Yoldan gitmezsin sende, Açarız bi’kaç patika, Sen korkma :)
Müzik
Kelimeleri buraya böyle fütursuzca, böyle hesapsızca bırakırken içimde bir savaş başladı. Bir yanım neden yazdın, neden bu kadar açtın kalbini? diye beni pişmanlığa zorluyor; diğer yanım ise madem bu kadar büyüktü sevdan, neden buraya saklandın? diye hesap soruyor. Oysa amacım bir karşılık bulmak değildi hiç; sevilmek bir zorunluluk değil, bilirim. Tek sızım, istemeden de olsa bir hayatın dinginliğini etkilemiş olma ihtimali bu yüzden artık o aklı bulandırmayacağım, yönümü o tarafa dönmeyeceğim, bakmayacağım artık. Hem kendime hem ona bunu borçluyum. Biliyorum, bu bilinmez köşede izimin fark edilmesi imkansız. Ama eğer bir gün, tüm bu sessizliğin ardından o imkansız patika aşılır ve bu vazgeçiş buraca fark edilirse; işte o zaman beni gerçekten tanımış, ruhumu ezberlemiş demektir ve bunu hiç istemiyorum.
"Kalbin Aynası"
Yazar Şems-i Tebrizi der ki: "Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar." Hayat bazen üst üste gelir, her şey zorlaşır ve kendini yapayalnız hissedebilirsin. Ama unutma ki, en koyu karanlık sabaha en yakın olan andır. İnsanların samimiyetsizliği, dünyanın acımasızlığı senin o güzel kalbini katılaştırmasın. Sen niyetini temiz, ruhunu saf tuttukça, ilahi sistem senin için en hayırlı olanı sessizce inşa eder.
Senin Olmaya Geldim.
Bütün yolları kapattım arkamda, Sadece sana çıkan bir patika bıraktım. Cebimde kırık dökük hayaller, Heybemde yılların yorgunluğuyla, Her şeyi göze aldım, Ben senin olmaya geldim. ​Ne geçmişin gölgesi umrumda artık, Ne geleceğin belirsiz korkusu. Bir fırtınanın ortasından geçip, En sakin limanına sığınır gibi, Tüm serseri rüzgarları susturdum, Sadece senin kokunu duymaya geldim. ​Bakma öyle şaşkın ve ürkek, Senden bir şey istemeye değil, Sana her şeyimi vermeye geldim. Gözlerindeki o uçsuz bucaksız evrende, Kaybolup kendimi bulmaya, Gönlünün kapısında durmaya geldim. ​Bir mülteci gibi çaldım kapını, Ne olur sorgulama, sorma halimi. Bir tek senin aşkın temize çeker beni; Ben kendimden geçtim, Sadece senin olmaya geldim.
Şiir