Bill Gates ve 600 metrekareden fazla alan üzerine kurulu malikanesinden sonra -Corbis'in patronu buradan, duvarlarını süsleyen çoklu ekranlar sayesinde dünyanın dört bir yanındaki müzelerin eserlerini istediği zaman görüntüleyebiliyor şimdi de aktör John Travolta'nın villasına bir göz atalım. Kendisine ait özel havaalanının merkezinde yer alan villa, iki iniş pisti ve binanın oturma odalarını (yaya olarak) bahçe tarafındaki Boeing 737'nin kokpitine ve avlu tarafındaki iş jetine doğrudan bağlayan geçitlerle donatılmıştır. Biri büyük, diğeri küçük bu araçlar, artık kalınacak bir konutun değil, bir tür "kontrol kulesi"nin "yedek parçaları" dır.
Buradan ayrılırken, zemin kattan değil, üst kattan çıkılır ve garajlar artık sadece koleksiyondaki arabalar için depo olarak kullanılmaktadır. 20. yüzyılın bu "Çılgınlıkları" için, evim, güzel evimin yerini alacak bir isim gerekiyor: EXIT HOUSE, çünkü burada, ortak şehrin gözde mekanlarının yerini fırlatma yeri alıyor. Evini VİDEO REJİSİne dönüştüren kişinin tele-objektifliği ile seyyar bir konutun kaptanı haline gelen ev sahibinin hava hareketliliği arasında, MEGALOSKOPİ [Büyük gözetim] zirveye ulaşır.
Medya rol dağılımı dahil pek çok şeyin belirleyicisidir. Paula Jones sıradan, pek de parlak olmayan bir memurken, alt kültürden beyaz Amerikalıları (en güvenilir televizyon tüketicilerini) temsil eden bayağı bir Amerikalı kadın kahramanın medya aurasını kazanmıştır ve bir an için başka bir Amerikan
sembolü olan White House'un ironik, huzur bozucu bir sembolüne dönüşmüştür. Medya uygun profesyonelleri, TV avukatlarını, gazetecileri, entelektüelleri, kalemşorları, halk figürlerini, olayı bir medya yaygarasına nasıl dönüştürebilece
ğini bilen herkesi seçer. Dolayısıyla Clinton vakası, politik bir skandalı Judge Judy benzeri bir mahkeme şovuna, güreş müsabakasına ya da porno filme dönüştüren çok sayıda medya yorumcusu üretmiştir.
Kültür optimistleri kimler? Onlar popülistler; çağcıllığın pazarlanmasının savunucuları; çeşitli medya kanallarının, tarz ve janrların hayranları; elitist kültürün, hiyerarşi ve sınıfın iftiracıları; tekno kültürün ve bunun içerdiği her şeyin hayranları; hızın, küreselliğin ve moda olan her türden kültürel çöplüğün fanları. Versace ve Virgil, Naomi Campbell ve Virginia Woolf, Michael Jackson ve James Joyce, Madonna ve Mickey Mouse, Zeyna ve Sappho, rap ve pop, Dr. Atkins ve Martin Amis, tanınmış ve ötekileştirilmiş olanlar, siyah ve beyaz, Tom Clancy ve Paul Virilio; tümü kültürel mega alanda karmaşık biçimde iç içe geçiyor. Mega-karmaşa ise modernitedir.
"En yetkin önderleri Yuli Martav olan muhalifler ise, yeraltı mücadelesine yoğunlaşma ihtiyacını Lenin'in abarttığını söylüyor ve daha gevşek bir parti istiyordu. Söz konusu meseleyle ilgili oylamayı Lenin az bir çoğunlukla kazandı; böylece Lenin'in taraftarları Bolşevik (bolşe'nin anlamı "fazla''dır), Martav'un taraftarları Menşevik (menşe'nin anlamı "az" dır) adını aldı."