*En kısıtlı yaşam koşullarında mutlu ve bağımsız olmak...
*Kendine yetme, yani kişinin mutluluk için gerekli her şeyi içinde taşıyabilmesi...
*Uzlaşımsal değerlere meydan okumak...
Diyojen - Riogenes (Kinik filozof)
TARIK TUFAN
Gece Açan Çiçekler, Tarık
Tufan’ın zengin dili, benzersiz üslubu ve hafızalardan silinmeyecek kurgusuyla, Osmanlı’dan günümüze akan dokunaklı bir aile hikâyesi. Yaralı aşklara yakılmış, yüreklere dokunan, büyüleyici bir ağıt.
Halide ve Derviş’in yazgılarını buluşturan, Arafta kalmış, yaralı ruhları birleştiren çarpıcı bir son.
“Aşk hayattan da ölümden de büyüktür.”
Bir bardak su gibisin. İçin suyla dolu. Yeni atılmış buz parçacıkları suyun ısısına uymadan çıtırtıyla çatlıyor, donuk seslerle birbirine çarpıyorlar şurada durmadan.
İlkokul çocuklarının sesleri, yoğurt satan bir gurbetçinin sesi; insan sesleri. Sanki başka güzel dünyaların güzel sesleri. Bu çirkinliklerin yanı başında bu güzelliklerin ne işi var? Yan yana, iç içe iki ayrı dünya. Hangisi gerçek olan? İkisi de belki. Dünyanın iki ayrı yüzü belki. Bir yanı ışıklı, bir yanı karanlıklar içinde. Bir yüzünde güneşli aydınlıklar, bir yüzünde karanlık geceler. Sen gecenin içindesin, karanlıklara boğulmuşsun. Bir gün o aydınlıklara çıkabilecek misin? Geceleri gündüzlere çevirmek, çok mu uzak bir umut?
Tepedeki tıpırtılar kısa sürüyor, küçük pıtırtılar gittikçe azalıyor, yağmur diniyor. Yaz yağmuru. Bir bulut, temiz giyimli bir ilkokul öğrencisi gibi koşarak geçip gidiyor içini dolduran karanlığın içinden. Görünmez bir güneş, ıslak toprağın üzerinde buğulanıyor.