Puan vermedi·320 syf.··
2026 75. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 06:57
GÜNLÜK YAŞAM FELSEFESİ . Düşüncenin hayata temas ettiği, hayatın da bu temasa kendi diliyle karşılık verdiği canlı bir alan bu kitap. Biz okuyanları yalnızca düşünmeye değil; hissetmeye, yaşamaya davet eden, sabah kahvelerimize, yürüyüşlerimize, sessizliklerimize eşlik eden deneyimler silsilesi . Arkadaşlığa, düşmanlığa, ölüme, sanata, birlikteliklere, sosyal hayata, ucundan siyasete, kendi korkularımızın yarattığı özgürlükten daha pek çok konuya ilişkin bir sohbet bu. Gündüz Vassaf ile Duru Uslu' nun düşündüren, kurcalayan, bizleri de yanlarında hissettiren samimi sohbeti. Sıradan görünen hayatlarımızın aslında ne kadar derin felsefi sorularla örülü olduğunu hatırlatan, bizleri gündelik yaşamın içindeki görünmez kalıpları sorgulamaya davet eden çok özel bir eser. Gündüz Vassaf,insanların geçmişin yükleriyle ya da geleceğin kaygılarıyla yaşadığını, bundan sebep de içinde bulunduğu anı kaçırdığını savunuyor. " Hayat, ertelenen mutlulukların değil, yaşanan anların toplamıdır" belirterek bizi an'a döndürüyor ve bunu yaparken kendi yaşamından sunduğu kesitlerle son derece sade ve anlaşılabilir bir dil ile silkeliyor aslında bizi. Ön söz de diyor ya bize, " Alarmsız güne başlamaya, her günün sonunda bugün ne öğrendiğinizi, bugün sizi neyin mutlu ettiğini düşünmeye, cümleleri farklı kurmaya bir davet... " Birkaç kısacık çıkardığım mottolar ile gönülden tavsiyemdir sizlere . Keyifle; √ Kaybetmeyi göze al, riski göze alarak yaşa! √ Derdin her neyse, bir gün, bir ay, bilemedin bir yıl sonra, tamamen unutulacak olmasa da belleğimizin uzak köşelerine depolanacakken, bencil olma, anını abartma! √ Yaşadığınız günün hakkını verin. √ Kuşkuyla yaklaş, seziyle anlamaya çalış. √ Hakkını ver yaşadığının. Zamanını güzel kullan, sevgiyi paylaş. √ Durun ve bir şey istemeden bakın.
Günlük Yaşam FelsefesiGündüz Vassaf · Tuhaf Yayınları · 202643 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
#ölümsoğuk "Acının içine gömüldükçe daha çok acı çekersin. Elin bir bar dak su içmeye gitmezken dışarıdan nice dertlere derman olan bi yiğit gibi görünmek ne zordur bilirim. Acı her an karşına dikilir, attığın her adımın içine saklanır; bazen gökyüzü kararırken yıldızların göz karpmasıyla gösterir kendini, bazen rüzgârın esintisinde. Lütfen paylaş acını, iyi geleceğini göreceksin." Merhaba kitap severler bugün size Semra' un tavsiyesi üzerine okuduğum, @goncagulustunelhaklar 'ın kaleminden çıkan sürükleyici bir polisiye eseri ile geldim. Kitabımız soluksuz bir şekilde hikayeye üniversiteli bir çift olan Melike ve Berkan 'ın Büyükada gezerken, kafası kesilmiş bir ceset bulmaları ile başlamaktadır. Kafası olmayan cesetin kim olduğunu, katilini bulmak ve olayın arkasındaki sır perdesini çözmek ise Başkomiser Nihat ve Van'dan yeni gelen Gülcan komisere kalmaktadır. İkili araştırmaları sonucunda maktülün Japon arkeolog Prof. Kento Yori olduğunu ve daha öncesinde Melike ve onunla birlikte Mimar Sinan üniversitesinde okuyan Ezgi'nin daha öncesinde staj yaparken Yori ile bağlantı kurdukları tespit ediliyor. Melike tekrardan soruşturmaya çağrılırken ortadan kaybolan Ezgi her yerde aranmaya başlıyor. Dava sürecinde antika kacakcıları, Ezgi'nin saplantılı eski sevgilisi İlhan baş şüphelilerken olaylar bizi Van'a kadar götürüyor. Tüm çalışmaların içerisinde Gülcan'ın Van'dan neden geldiğini, Başkomiser Nihat'ın ailesini ve arka planda ince bir şekilde verilen toplumsal sorunlarımızı da okuyoruz. Sizce Kento Yori'yi kim öldürmüş olabilir? Antika kaçakcıları ile bir bağlantıları olabilir mi? Ezgi nerede ve Yori ile ilişkisi ne? Soruların cevaplarını merak ediyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Katil benim beklemediğim birisi çıktı o nedenle
Ölüm SoğukGoncagül Haklar · A7 Kitap · 202441 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
"Hakkını ver yaşadığının. Zamanını güzel kullan, Sevgiyi paylaş." "Hep yaşayacakmışız gibi yaşayarak miskinleşiyor, yaşama aktif biçimde katılmayı, eyleme geçmeyi, cesur olmayı beceremiyoruz." "Herkes arada sırada arkadaşlarını gözden geçirmeli, gerektiğinde iyi bir bahar temizliği yapmalı. Sade arkadaşlarımızı değil kendimizi de gözden geçirmeliyiz, ben falancayla neden arkadaşlık yapıyorum diye." #duruuslu 'nun yazar ve psikolog @gunduz_vassaf ile yaptığı nehir söyleşisi #günlükyaşamfelsefesişimdiyeövgü @tuhaf_kitaplar tarafından yayımlandı. Yaşamı anlamlandırmaya çalışan herkes için düşünsel bir rehber niteliğinde olan kitap, çoğu zaman adını koyamadığımız ama içimizde taşıdığımız pek çok meseleye de ışık tutuyor. Kitapta; kadının toplumdaki yeri, aidiyet duygusu, yalnızlık, dostluk, ölümle kurduğumuz ilişki, güvenlik ihtiyacı, cinsel kimlikler, farklı kültürlere bakışımız ve bireysel özgürlükler üzerine dikkat çekici değerlendirmeler yer alıyor. Bunun yanı sıra teknoloji çağında insan olmanın anlamı da sorgulanıyor. Cep telefonlarının hayatımızdaki yeri, sosyal medya platformlarının bizi nasıl yönlendirdiği, görünür olma çabamız, sürekli kendimizi kanıtlama isteğimiz ve dijital dünyanın ilişkilerimizi nasıl dönüştürdüğü üzerine oldukça çarpıcı tespitler bulunuyor. Öğrenmekle bilgilenmek arasındaki fark, gerekli bilgi ile gereksiz bilgiyi ayırt edebilme meselesi ve yapay zekânın gelecekte insan hayatındaki rolü de kitabın öne çıkan başlıklarından. Günümüz insanının hız takıntısı, sürekli yetişme telaşı ve yaşamı gerçekten yakalayıp yakalayamadığı sorusu da satır aralarında sıkça hissediliyor tıpkı ulus devletlere olan bakış açısı gibi. En etkileyici bölümlerden biri ise herkesin övdüğü kitapları bitirmek zorunda olmadığımız düşüncesi. Çünkü insanın en büyük
Günlük Yaşam FelsefesiGündüz Vassaf · Tuhaf Yayınları · 202643 okunma
5/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 00:00
Aşkları çok güzeldi hem de aşırı güzeldi. İkisi de farklı yönden mücadele verip ilişkilerini kurtarmaya çalıştılar ancak asıl problem ne biliyor musunuz? Kadının evli ve çocuklu olması. Tamamıyla aldatılmayı anlatan bir hikaye bu sefer evli bir erkek başka bekar bir kadına ilgi duyuyor hikayesi yok ancak aldatma eyleminin her yönü itici. Kadın bu durumu oldukça normal kabul ediyor, kadının ailesi dahi sevgilisi ile olan ilişkisini normal karşılayıp "Bir aşkı iki kişiyle paylaş böylelikle aldığın az ilgi sana yük olmaz." diyerek akıl veriyorlar. İki kişi içerisinde kocası yok bu arada ayrı bir kişi. Savaş sonrası buhranı, kaybolmuşluğu, statüler arası aşk ilişkisini öyle güzel anlatmış ki keşke kadın evli olmasaydı diyerek okudum sürekli. Ne zaman göz ardı edip okumaya devam etsem bu durum da sürekli göze sokulduğu için pek keyif alamadım.
1000Kitap
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024706 okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 20:49
Yazarın 15 kitabını okumuş bulunmaktayım, kendimi tebrik ediyorum izin verirseniz Çok sık karşılaştığım bir kitaptı. Herkes paylaş paylaş bir hal oldu. bir havalar atıldı bir havalar. Sanırsın kurtuluş savaşında yer almış gururuyla. Neyse ki okuma fırsatım oldu. Genel olarak beğendim. Kitabın isminden dolayı, bende biraz o noktaya odaklanma oldu. bence kitapta daha fazlası vardı. İsmine göre olan kısmı da kitabın sonuna kadar iyi saklanmış. Kitapta anlatıcı Şehnaz'ın gözünden kendi hayatına, annesinin ve anne annesinin hayatına tanıklık ediyoruz. Bu sırada bahsi geçen her karakterinde hikayesine değinilmiş , öyle Ayşe deyip geçmemiş. Kitap bitince eee Ayşe ne oldu demedim yani. Üç nesil hayatını okurken her dönem hakkında da bilgi edinebiliyor. Dönemin getirdiği zorluklarda insanların özellikle kadınların nelerle karşılaştıkları görebiliyoruz. anne annesinin yaşadıkları daha doğrusu yaşamak zorunda kaldığı durumlar, bir çok kadının kendi isteklerinin değil de bulunduğu dönemde yaşamak için katlandıkları iç burkan cinsten. Maalesef kadınların yaşadıkları maruz kaldıklarında günümüze kadar devam etmekte. Daha bugün bir kadın daha öldürüldü. Bir de tabi ki Şehnaz’ın aşk hikayesi var. aşkı için mi desem saplantısı için mi desem bilemedim. Kendini bu kadar küçük düşüren bir kadın yoktur umarım. Bu hikayenin tamamen kurgu olması taraftarıyım. Neyse kitabı bana anlattırdınız ya Herkes ayağa, karar. Okunur diyorum Kitap tavsiyesi bir yana kitabı bana temin eden ve gönderen arkadaşıma çok teşekkür ediyorum Asya️️‍️
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
8/10
·32 syf.··
2026 34. kitabı
Bilgelik Evi (Beytü’l Hikme) #okudumbitti Beni beklediğimden daha fazla etkiledi. Okurken sadece “tarihten bir kesit” değil, bilginin nasıl doğduğunu, büyüdüğünü ve bazen acımasızca susturulduğunu hissettim. Ama en güzeli şu: kitap, o büyük kaybı anlatırken bile insanın içini karartan bir yerde bırakmıyor; tam tersine “yeniden mümkün” duygusunu diri tutuyor. Hikâyenin merkezindeki Beytü’l Hikme fikri beni çok etkiledi: farklı dillerden, farklı kültürlerden insanların aynı masa etrafında buluşup metinleri çevirmesi, anlaması, tartışması… Çocuklara (hatta biz yetişkinlere) çok net bir mesaj veriyor: bilgi tek bir yere, tek bir kişiye ait değil; paylaşıldıkça çoğalıyor. Ve bu yüzden korunması gereken şey sadece kitaplar değil, merakın kendisi. Kitabın dili sade ama altı dolu. “Büyük bir yıkım” gibi ağır bir konuyu didaktik olmadan anlatmayı başarmış. Sayfaları çevirirken bir yandan hüzün, bir yandan gurur, bir yandan da tuhaf bir umut hissettim. Çünkü kitap şunu çok iyi yapıyor: geçmişte yaşananları anlatıp “bitti” demiyor; okuru bir sözün içine davet ediyor. Bilgelik Evi’ni yeniden kurmak… Bu cümle benim için, “daha çok oku, daha çok sor, daha çok paylaş” demekle aynı yere çıktı. Görsellere ayrıca parantez açmam lazım: çizimler sadece eşlik etmiyor, hikâyeyi taşıyor. Detaylara bakarken Bağdat’ın o ilim atmosferini hayal etmek çok kolaylaştı. Bazı sayfalarda durup uzun uzun bakma ihtiyacı hissettim; bu da bence resimli kitapların en kıymetli tarafı. Bu, yazardan okuduğum ilk kitaptı ve kalemiyle gerçekten bağ kurdum. Anlatımı hem incelikli hem de güçlü. Çocuklar için bir hikâye gibi başlayıp, ailece konuşulacak bir kapıya dönüşüyor: “Bilgi neden değerli?”, “Bir şeyi korumak ne demek?”, “Bir medeniyetin hafızası nasıl kaybolur?” gibi soruları kendiliğinden ortaya
Bilgelik EviBodour Al Qasimi · Nar Çocuk Yayınları · 20251 okunma