Ah, öğrenmek için zahmet çektiğim şeyler, onları benden alma. Ben haklıyım sen haksız, eğer başkasının olana duyuyorsam özlem.
Gözümüzün önünde görsek de, onlar burada değiller.
Tanıdığım andan itibaren, yansıtıyoruz varlığımızla sadece.
Ölülerim var, gitmelerine izin verdim
Ve şaşırdım onları o kadar mutlu görünce,
Ölümlüğe o kadar hızlı alışmış, o kadar neşeliler ki, söylentilerin aksine. Bir tek sen, sen geri dönüyorsun; beni sıyırıp geçiyorsun, geziniyorsun, bir şeye çarpıyorsun ki, senin için seslenip ele versin seni.
Ama hayat denilen şeyi, senin her zaman yaptığın gibi, her şeyiyle oluruna bırakmak en iyisi. Öyle yaparsak, belki de asla istemeyi bile düşünemeyeceğimiz şeyleri bile bahşeder bize, kim bilir...