Ahmet Ümit’in İstanbul Hatırası romanı, hem polisiye merakını hem de tarih sevgisini bir araya getiren sürükleyici bir eser. Kitap, Komiser Nevzat ve ekibinin İstanbul’un farklı tarihi bölgelerinde işlenen cinayetleri çözmeye çalıştığı bir macerayı konu alıyor. Cinayetlerin her biri, İstanbul’un 7 tepesinde geçer ve kurbanların yanına dönemin tarihi bir figürünün sembolü bırakılır. Bu gizemli detay, okuru hem bir dedektiflik hikâyesine hem de şehrin zengin tarihine sürükler.
Yazarımız, İstanbul’un Bizans’tan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’ten günümüze kadar uzanan çok katmanlı yapısını, bir polisiye kurguyla ustalıkla harmanlamış. Yazarın dili akıcıdır ve karakterler gerçekçidir. Akıcı dili, güçlü karakterleri ve şehrin tarihine duyulan büyük saygıyla İstanbul Hatırası, polisiye tutkunları kadar İstanbul sevdalılarını da derinden etkiliyor.
Kitabı hem tarih sevgisini derinden hissederek hemde cinayetlerin çözülmesinde ki Başkomiser Nevzat ve ekibinin akıl yürütmelerini cinayetlere olan yaklaşımlarını büyük bir merakla okudum.
Yazarın şimdiye kadar ki okuduğum en iyi kitaplarından biriydi diyebilirim. Yazar bu kitabı sadece bir cinayet soruşturması olarak değil, aynı zamanda İstanbul'a yazılmış bir aşk mektubu şeklinde de kaleme almış. Okurken duygulandıran bolca meraklandıran okuması keyif dolu bir kitaptı. Tarih ve polisiye okumayı seven herkesin de okuması gerektiğini düşünüyorum.