Yirmi yıllık ömrümün büyük bir bölümünü, hayatın anlamsız olduğunu düşündüğüm karanlık bir ruh haliyle geçirmiştim. O yaz, kitapların arasında geçen günler bana şunu ögretmişti: İçindeki karanlıktan asla kurtulamazsın. Ama dilediğinde yolunu aydınlatıp düşmeden yürümeni sağlayacak bir ışık bulabilirsin. Benim için o ışık okumaktı. Dünyadaki her dokunuşu birbiriyle ilişkilendirerek okumak. Okuduğum her kitaptan sonra, "Güneş altında yeni bir şeyler var ve hep olacak," diyordum.