tüm hayatımı endişelenerek, korkarak geçirdim. olacak şeylerden..olabilecek şeylerden…olamayacak şeylerden. hep korktum. elli yıl boyunca her gece saat üçte kendimi yatakta uyanık bulmak… ama ne oldu biliyor musun? teşhisim konulduğundan beri deliksiz uyuyorum.”
Mektuplar, kağıttan başka bir şey değil dedim. Yakılsalar bile, yürekte kalması gereken kalır; yakılmayıp saklansalar bile, uçup gitmesi gereken uçup gider.
Onca baş kestiğin ,ak sakallı veziri boğdurduğun zaman kılın kıpırdama dı ey bahtsız adam,diye geçirdim içinden.Hiç onların da can taşıdığı gelmedi mi aklına ?Masumların kellesi kesilip de cellat çeşmesinde kılıçlar yıkandığı zaman ,bir gün olur Hak bunun hesabını sorar diye düşünmedin mi ?