4/10
·400 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 00:32
Öncelikle beklentimi karşılamadığı için o kadar üzüldüm ki. Çünkü yazarı epeydir biliyorum ve eskiden okuduğumda gerçekten bir kitabını gerçekten beğenmiştim ve malum kitap fiyatları artışa geçti ve o arada anca göz koleksiyoncusu kitabını alabildim. Yani nasıl desem en baştan yazım dilinden hiç hoşlanmadım. Cümleler birbirinden o kadar uzak ve o kadar bağlamsızdılar ki kitaba dalmak yerine sürekli okuduğum yeri baştan aldım. Sürekli ani geçişler olması sinirimi bozdu. Kurgusunu o kadar kötü bulmadım belki ama gerçekten o kadar iyi de değildi hatta hiç beğenmedim yerler oldu. Son sayfaları merakla okudum sadece-daha çok tiksintiyle- Açıkçası aktarmak istediği mesajı aktaramamıştı bence. Ana karakterin abisi bir ped#fili ve kitaba bir şekilde dahil oluyor. Yazar kitabın sonunda kendisine bu karakter hakkında "bizim bir ped#filiye acımamızı sağladın" tarzında yorumlar aldığını, Almanya'da aslında pedo olan yaklaşık 250 bin küsur kişi kadar insan olduğunu söylemiş ve tedavisinin olmadığından bahsetmiş. Her ped#filin eyleme geçmediğini,çoğunun suçluluk duyguları ile boğuştuğunu ve bu evrede tedavi alabilmelerinin gerekliliğini savunmuş ve buraya kadar tamam dedim ama bu yazdığı Cosmo adındaki karakter neyin nesi oluyor ki bu kadar acınmış? Travmatik bir çocukluk geçirmiş,kitabın büyük bir bölümü boyunca havalı ve yardımsever karakter rolünde ama daha kitabın belki daha ilk yüz sayfasında iken kardeşi onu komşunun küçük çocuğunu kaçırdığını ve bu yüzden tımarhaneye kapatıldığını söylüyor ve ayrıca çocuğun tesadüfen bulunduğunu ve hâlâ başına ne geldiğini kimseye anlatamayacak durumda olduğunu ekliyor. Ayrıca bu adam küçük yeğeni için onun hakkında kurduğu fantezilerin bir dolu mektubunu GÖNDERMİŞ. Ama ne zırvalıyor "normal bir hayatım olup hukuk okuyup benim gibi
Joshua ProjesiSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 202367 okunma
Puan vermedi·404 syf.··
2026 3. kitabı
İnceleme yazıma Svetlana Aleksiveç'i tanıtmakla başlamak istiyorum. Ukraynalı bir anne ve Belaruslu bir babanın çocuğu olarak Ukrayna’da dünyaya gelen yazar, çocukluğunu ve gençliğini Belarus'ta geçiriyor ve orada gazetecilik bölümünü bitiriyor. Meslek hayatında yazdığı yazılar sakıncalı bulunduğu için Belarus'tan ayrılmak zorunda kalıyor. 2025'te Nobel kazandığında İsveç Akademisi, onun bir kitap yazmanın da ötesinde yeni bir edebi tür inşa ettiğini belirtiyorlar. Yazarımız kitabında ise kendini şöyle açıklıyor: " Savaşı değil, savaştaki insanı yazıyorum ben. Savaşın tarihini değil, duyguların tarihini. Ruhun tarihçisiyim. Bana diyorlar ki: "Anı dediğin tarih desen değil, edebiyat desen değil. Safi hayat, pisletilmiş, sanatçının eliyle temizlenmemiş. Ham sözcük malzemesi – her delikte fazlasıyla var ondan. Oraya buraya saçılmış tuğlalar. Tuğla mabet sayılmaz, değil mi?!" Oysa benim için durum farklı... Tam da orada, sıcak insan sesinde, geçmişin canlı yansımasında el değmemiş bir sevinç saklı, yaşamın onulmaz trajedisi aşikâr. Kaosu ve tutkusu... Biricikliği ve akıl sıra ermezliği. Henüz hiçbir işlemden geçmemiş haliyle. Aslı." Bu sayfanın öncesinde Antik Yunan'a dair söyledikleri de ilgimi çekti çünkü bence yazar, tam olarak neyi merak ettiğini, neyi aradığını yazmış: "... Sözgelimi Antik Yunan'daki yaşama dair en çok neyi bilmek isterdim?.. Sparta'nın tarihine dair... İnsanların o zamanlar evlerinde nasıl ve ne konuştuklarını. Savaşa nasıl girdiklerini. Ayrılmadan evvelki son günlerinde, son gecelerinde sevdiklerine neler söylediklerini. Savaşçıları nasıl uğurladıklarını. Dönmelerini nasıl beklediklerini... Kahramanları ve komutanları değil, sıradan delikanlıları..." Yani kitabın girişindeki bu alıntılardan da anlayabileceğimiz üzerine biz bu kitap savaştan
1000Kitap
Kadın Yok Savaşın YüzündeSvetlana Aleksiyeviç · Kafka Yayınları · 20161,319 okunma
Reklam
1/10
·248 syf.··
2026 9. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 23:10
YETİŞKİN OKURLAR İÇİN OLMASI GEREKEN BİR KİTAP. Hem psikolojik olarak hemde uygunsuzluk olarak. Ortaokul'daki kuzenime aldığım ve onun bana bana uygun değil diye verdiği bir kitap. Kendi ellerimle aldığım için kendimi suçlu hissediyorum. Pembelerle süslenmiş tatlı bir kapağı olan ve uyarısı olmayan bu kitap reşit olan benim bile psikolojimi etkiledi. Kitap resmen çarpık ilişkiler ağı. Sapıkça, etik ve ahlak dışı ilişkilerden ve bu ilişkilerden olan çocukları ve ailelerin yaşadığı buhranlardan bahsediyor ve hala bu ilişkiler aşk adı ile anılıyor. Aşk adı altında kişinin (daha doğrusu bir çocuğun) sapık bir ped#filinin yaptığı aşık olma deneylerine rızası dışında meyve sularına ilaç katılarak dahil olmasından bahsediyor. (Kapaktaki gözlüklü yaşlı dayı ve önlüklü kız evli, ortadaki de çocukları.) Kadını iksirle kendine aşık ettiğinde kız reşit bile değilmiş. Ve kızın öğretmeni! Bu yaşta kendi rızan ile büyük birine aşık olmak bile dikkat edilmesi gereken bir durumken rızası dışında yapılması korkunç. Hamile kalan kızı "sahipleniyor" Ve iksir yüzünden mi emin olamıyor sapık pislik. Kadın kızını sevemeyince suçlu anne oluyor. Üstelik yaşlı dayıdan şiddette görüyor. Eş(insel ilişkiler var. Evli insanların yaptığı (kibarlaştırmışlar) kaçamaklar var. Konusu bir yere bağlanmayan kötü bir kitaptı.
Duygu ve Düşünce
Botero Ailesi'nin Aşk EczanesiLee Sun-Young · Athica Yayınları · 2025238 okunma
Spoiler
9/10
·206 syf.··
2026 20. kitabı
Kendisi Stephen King'in yayınlanan ilk romanı. Benim Stephen King'in evrenine açılan ilk kapı. Kısa ve öz, başlar ve biter. Carrie okulda dışlanan, diğerlerinden "farklı" bir kızdır. Okulda duş aldığı sırada ilk kez regl olur ve bu kavramı bile bilmiyordur Ne olduğunu anlamayan kız öleceğini sanır ama diğer kızlar ona ped vb. şeyleri atarak alay ederler. Öğretmen duruma el atıp Carrie'yi evine yollar ve o zaman bütün bunları anlarız. Anne anormal bir dindar ama inandığı şey din değil. Regl olursan kötüsün diye olursun, cinsel birleşme günahların en büyüğüdür (neslin devamı nasıl gelecekse), kirliyataklar... Böyle bir evde büyüyen, daha doğmadan günah olarak görülüp öldürülmeyi bile düşünülen bir kız... Ona zorbalık yapan kızlardan biri kendini çok kötü hissediyor ve kendi sevgilisinin Carrie'yi baloya götürmesini istiyor. Baloda başından aşağı dökülen domuz kanından sonra olanlar oluyor ve Carrie tüm kasabayı neredeyse yok ediyor... Yazılırken hem roman, hem de resmi evrak tarzında olan anlatıma da ayrı bayıldım.
GözStephen King · Altın Kitaplar · 20238,2bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 01:19
Agustina Bazterrica, Leziz Kadavralar’da hayvan etinin ölümcül bir virüs nedeniyle yasaklandığı bir dünyayı anlatır. Bu dünyada insan bedeni yasal, sistemli ve endüstriyel bir biçimde “et”e dönüştürülür. Roman, bu korkunç düzeni olağanlaştırarak anlatır; asıl dehşet, yapılanlardan çok herkesin bunu kabullenmiş olmasındadır. Hikâyenin merkezindeki Marcos, bu sektörün içinde çalışan biridir. Sisteme mesafeli gibi dursa da zamanla onun bir parçası hâline gelir. Ancak benim için bu romanın asıl sarsıcı olması gereken noktası, artık sarsıcı gelmemesiydi. Önceden distopya okumayı severdim; çünkü yaratılan evrenler beni korkutur, heyecanlandırırdı. Bugün ise insanların yaptıklarından, her gün maruz kaldığımız haberlerden o kadar bezmiş durumdayım ki bu tür kurgular beni şaşırtmıyor. Çünkü biliyorum: Dünyanın herhangi bir yerinde, bu kitaptaki gibi insanlar var. İnsanlar her şeyi yapabilirler ve yapıyorlar. Görüyoruz, okuyoruz, izliyoruz. Ahlaki ve c*nsel sınır tanımayanlar, yamyamlar, ped*filler, sadist k*tiller. Bunlar artık yalnızca distopyaların değil, gerçek dünyanın da parçaları. Bu yüzden Leziz Kadavralar’ı bitirdiğimde kitabın fazlasıyla abartıldığını düşündüm. Korkunç ama distopya olması gereken bir metin, bana fazlasıyla tanıdık geldi. Belki de sorun kitapta değil. Biz artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz. Bir de bazı konuların havada kaldığını düşünüyorum. Sanki yazar enteresan bir fikir bulmuş, yazmaya başlamış ama yazdıkça o fikirle uğraşmak istememiş gibi. Okur olarak daha net bir şeyler istedim ama metin doğrudan finale yol aldı. Sanırım yine kapitalizmin oyununa geldim. :) Bunlar elbette benim düşüncelerim; oysa pek çok okur kitaptan oldukça etkilenmiş.
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Siren Yayınları · 20252,414 okunma
Spoiler içerir ama kötü zaten okumayın
Puan vermedi·352 syf.·
2025 47. kitabı
Kesinlike almayın boş iş. Öncelikle merhaba, ben incelme yazmayı pek sevmem ama kendi kendime düşünürken bu kitabı kimse almamalı veya okumamalı tanrının sözünü iletmeliyim dedim. Kitabın kurgusu gerçekten güzel, olaylar falan gayet iyi ilerliyor anlatımı da fena değildi.Sönük kaldığı yerler var oralardan bahsedeceğim. Hikaye geçmişi ve geleceği de gösteriyor o kısım biraz eğlence ve merak unsuru katıyor gerçekten. Karakterlerde eğer iyi yazılsalardı gayet güzel olabilirmiş. Mesela Bay Halloran (öğretmen)bana sorarsanız hikaye açısından gri bir karakter ama amacı falan hiç belli değil yani kitabın sonunda anlaşılıyor neyi neden yaptığı ama kitap boyunca gizemli tutulacak diye çok sönük kalmış oysa ki önemli bir karakter. Çocuk karakterlere gelecek olursak hani herkesin bir lakabı olur ve kişilikleri ona göre seçilir ya öyleydi yani.Sadece konuşmaları olsa okur hmmm bu sanırım kaba biri diyebliecekken yazar karaktere bunu diğer karakterleri tanıttırırken söyletiyor ve yine bir sürü karakter heba oluyor ben zaten görüyorum kaba olduğunu söylemene gerek yok :/ . Şimdi de hikayeyi nasıl son yirmi sayfaya sıkıştırıp herşeyi çok hızlı bitirip bizde hiçbir etki bırakmadığına geleceğim plot twistler falan iyiydi bence yani kitaptan çok beklentim yoktu belki o yüzden iyi gelmiştir artık bilmiyorum.Birde son dakikalarda olan şeyler ve çöp adamlar gerçekten düzgün bir zemine oturtulsaydı daha çok keyif alabilirdik hani çöp adamlar kitap boyunca var ama neden var oldukların hatirlamiyorum bile o kadar sönük bir olay olarak kaldi aklimda. EN ÖNEMLİ KISIM Bay Halloran bir ped*phile.Karakter evet kötü biri olarak yansıtılıyor ve çocukların takım huzurunu biraz kaçırıyor(bana sorarsanız çok daha net bir şekilde sapkın biri olduğu yansıtılabilirdi??)Tamam anlıyorum ana karakter o
Çöp AdamC. J. Tudor · Pegasus Yayınları · 2018987 okunma
Reklam
Reklam