RABİŞİN AMCIĞI: (d) - Zor. & İçinden çıkılması zor konu. "Lan bir durum ki sorma! Rabişin amcığı."
• RADYALLEMEK: (f) - (o.k) - Gözetlemek, röntgenlemek.
• RAF ÖMRÜ BİTMEK: (d) - Bir kimseyle arasındaki aşk veya ilişkinin bitmesi gerektiği. "Dedim kendisine, raf ömrü çoktan bitmiş birisinin peşinden gitme, üzülürsün."
• RAFADAN RAFİNE: (d) - Züppe. Havalı.
• RAHMETLİYİ SIÇIRTMAK: (d) - Çok öğünmek. "Kendilerini anlata anlata bitiremediler. Bir uçuş o uçuş, rahmetliyi sıçırttılar."
• RAHMİ GÖRÜNMEK: (d) - Çok kısa etek giyinmek. Böyle giyinen kimselerle alay etmek için söylenir.
• RAHMİ KIRIŞMAK: (d) - Yaşlanmak, kartlaşmak. "Kadının rahmi kırıştı hala ben güzelim demiyor mu, şaş da kal valla."
• RAPORLU: (i) - Regl olmak, kadınların aylık kanaması.
• REDKİD: (d) - Kadınların aylık kanamasında kullandıkları hijyenik ped.
• REKTEFİYE OLMAK: (d) - (fr. - türk. f.) - Yüzünü gerdirmek, estetik operasyon geçirmek.
• RENDE: (i) - Cilt bakımı yaptırmak.
• RENGEYİĞİ: (i) ve (s) - Aldatılmış koca ya da erkek arkadaş.
• RENKLİ: (i) ve (s) - Regl olmak, kadınların aylık kanaması.
• RENKLİ GÜNLER GEÇİRMEK: (d) - Regl olmak, kadınların aylık kanaması.
• RENKLİ MİSAFİR: (d) - İlk aylık kanama, regl.
• RENKLİ TELEVİZYON: (d) - Güzel kalçalar. "Dedim ona ben anamın evinden renkli televizyon getirdim, ya sen… Bir tane anteni kırık radyo."
• REPLİK ÇALMAK: (d) - (fr. - türk. f.) - (o.k) - Bir kimsenin söyleyeceği bir şeyi o söylemeden ağzından kapıp söyleyen kimse. & Kendisi sürekli konuşup kimseyi konuşturmayan