9/10
·504 syf.··
2026 20. kitabı
·
154 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Aşkın Sırrı  //  Öykü Odabaşı //  Gitane Yayınevi Serinin son kitabı Aşkın Sırrı kitabı ile geldim.Bu kitapta olaylar çok daha hızlı akıp gelişiyorken aksiyon ilk sayfadan başlıyor. İpek'in hayatlarına girmesiyle iyice olaylar iç içe girerken,beraberinde yeni veeski düşmanlarda ortaya çıkıyor.Hatta düşman gördükleri bazıları dost olmasa da düşmanları olmadıkları da ortaya çıkıyor.Rüzgar'ın İpek'in onun bunu neden yaptığını öğrendikleri,bir daha bırakma bırakmayacaklarını söylerler.Fakat İpek'i  tutanlar,ondan istenileni yapmasını yoksa kızını ve kardeşini göremeyeceğini söylerler.Tabii bunu öğrendikleri an,onları kurtarmak için tüm aile ve dostlar birleşir.Kurtardıkları kızları eve getirirler.Poyraz İpek'in kız kardeşi Masal ile ilgilenmeye başlar.Onu ilk gördüğü an tutulur.Bu olayların sonunda İpek'in de  bizimkilerle ortak düşmanları olduğunu öğrenirler.İpek'in geçmişte işkenceler yaşamış olduğunu,yaşadıklarını aile daha önce yapılan gizli araştırmalar sonunda öğrenirler.Bu arada eve dahil olan küçük çocuklara bakıcı olarak Adile Sultan sayesinde henüz çok küçük yaşta zarar gören Elif'i kurtarırlar.Bu küçük kızın bir sırrı vardır.Kendi küçük olmasına rağmen minik bir bebeği vardır.Bunu duyunca kurtarmak için Elif'e yardım ederler Bu arada yeni evlenen Demir Dilara ile Batı ve Şule balayına Teksas'ta daha önce kaldıkları çiftlik evine gelmişlerdir.Ama bela orada da bırakmıyor.Onların bu defa karşılarına Peri,sevgilisi,sevgilisinin kardeşleri,babası ve dedesi ile tanışır.Bu gruba yeni balayına çıkan Işık ve Uzay dahil olur.Bu defada Uzay'ın işinden dolayı,Pelin'in ailesinin onu tanımasıyla başlar.Bizimkilerle yeni evli çifti Bodrum'a kapatırlar.Peri'nin ailesi de başka bir tuzağa düşer ve hepsi birlikte Bodrum'da kapatılırlar. Türkiye'de de olaylar karışmaya
1000Kitap
Aşkın SırrıÖykü Odabaş · Gitane Kitap · 2016128 okunma
Polisiye
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:02
Çağatay Yaşmut Çağatay Yaşmut'un "Moda Cinayetleri" romanı, bir cinayet soruşturmasının izini sürüyor gibi görünse de suçun, siyasetin, inancın, rantın ve insan ilişkilerinin birbirine dolandığı çok katmanlı bir toplumsal panorama sunuyor. Üniversite hocası Aziz Aksoy ve genç eşi Pelin'in vahşice öldürülmesiyle başlayan hikâye, kısa sürede sıradan bir polisiyenin sınırlarını aşarak devlet içindeki yapılanmalardan emniyet müdürünün tutuklanmasına, üniversitelerde yaşanan ideolojik çatışmalardan kent rantı uğruna gecekonduların yıkılmasına kadar uzanan geniş bir alana yayılıyor. Aziz Aksoy'un İstanbul Boğazı'nın ortasından geçerek Polonezköy'e kadar uzandığını ortaya koyduğu fay hattı araştırmaları, romanın yalnızca jeolojik değil, toplumsal fay hatlarını da görünür kılan güçlü bir metaforuna dönüşüyor. Başkomiser Galip, Serdar, Mustafa ve Melike yalnızca suçluların peşinde koşan polisler değil; aynı zamanda kendi hayatlarının yükünü taşıyan insanlar olarak karşımıza çıkıyor. Galip'in sevgilisi Oya ile yaşadığı ayrılık süreci ve ardından gelen intihar girişimi, soruşturmanın sert atmosferine insani bir kırılganlık katarken, hastanede doktor şiddetinin ortasında kalması ve dayak yemesi devlet otoritesinin bile zaman zaman çaresizleşebildiğini gösteriyor. Serdar'ın üniversitedeki saldırılar sırasında kendisini kaosun ortasında bulması, Mustafa'nın platonik aşkı Tülay'ın peşinde sürüklendiği trajikomik olaylar ve bir ihbar sonucu sevdiği kadının evine baskın yapmak zorunda kalması karakterlerin psikolojik derinliğini artıran önemli ayrıntılar olarak öne çıkıyor. Yaşmut'un en büyük başarısı, cinayeti yalnızca "kim yaptı?" sorusuna indirgememesinde yatıyor. Cinayetin arkasındaki ilişkiler ağı, gecekondu sakinlerini evlerinden çıkararak arsalarına
1000Kitap
Moda CinayetleriÇağatay Yaşmut · Oğlak Yayınları · 2018110 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
''Sahtekârlar Tekkesi''
7/10
·120 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 00:00
Selim Nüzhet’ten okuduğum ikinci kitap Canvermezler Tekkesi oldu. Selim Nüzhet bu romanı, Claude Farrere’in La Maison des Hommes Vivants adlı eserinden uyarlayarak 1921 yılında ileri gazetesinde yayımlamış. Daha sonrasında 1922’de bu eser kitaplaşmış. Türk edebiyatının ilk gotik romanı olarak da değerlendirildiğini kitabın arka kapak yazısında görüyoruz. Yukarıda ismini verdiğim Fransızca olan orijinal romana da biraz değinmek istiyorum. ‘‘Ölmez Adamların Evi’’ olarak Türkçeleştirebileceğimiz bu romanın Hamdi Varoğlu tarafından 1955 yılında bir çevirisi yapılmış. Aslında çeviriden ziyade bir uyarlama olduğu söylense de kişi ve mekân adları Fransızca bırakılmış. 1911 yılında yazılmış olan bu ‘‘La Maison des Hommes Vivants’’ adlı eser, Türkçeye ‘‘Ölmez Adamların Evi’’ adlıyla çevrilmiş. Bu kitap ilgimi çektiği için biraz Türk edebiyatındaki fantastik, gotik anlatılar üzerine araştırma yaptım. Bu da beni İletişim Yayınları’ndan çıkan ‘‘Türkçe Edebiyatta Varla Yok Arası Bir Tür Fantastik Roman (1876-1960)’’ isimli çalışmaya yöneltti. Kitapta Canvermezler Tekkesi ile ilgili hiçbir bilgi bulunmamasına şaşırmışken son bölümlere doğru Ölmez Adamların Evi çevirisi hakkında yazılanlara denk geldim. Türkçe çevirisinin yapıldığını da bu vesileyle öğrendim. Uyarlama olduğu iddia edilse de romandaki isimlerin orijinal olarak bırakılması ve romanın 1909’da geçen bir hikâyeyi ele almasına rağmen Osmanlıya hiç değinmemesi onu çeviriden fazlası yapmamıştır. Çalışmanın sahibi Pelin Aslan Ayar’a göre bu durumun sebebi de tekinsiz maceraların dışarıya, uzağa atfedilmesidir. Yazar; korkunun, yadırgatanın bizden uzaklığını gösterip okurunun kendi coğrafyasında güvende olduğu alt mesajını vermek istemiş olabilir. Bizde daha çok bilindik hikâyelerin olması sebebiyle böyle olağanüstü
Canvermezler TekkesiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025514 okunma
Şiir İllâ Ki Bir Dize Midir?
7/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 11:23
Türk edebiyatına bugüne kadar sadece iki eser kazandıran (Hâlâ Sarıysa Mimozalar ve Günü Unutma Vakti) yazarın, 2017 yılında bir gazetenin kültür ve sanat ekinde görüp kütüphaneme kattığım kitabı, “Hâlâ Sarıysa Mimozalar.” Yazar, edebiyatımızın “münzevi” yazarlarından biri, kanaatimce. Kitabına gelecek olursak, hakkında “basmakalıp” sözler söylemektense, tanınmış bir başka ismin, Feyza HEPÇİLİNGİRLER’in kitap hakkında sözlerine kulak verelim: “Özünü şiirden alan bir anlatım. Düzyazı yazıyor ama yazdıkları nasıl oluyorsa şiir oluyor.” Hakikaten de öyle. Yazarın, bize sunduğu bu kitap, birbirinden özel “mensur şiirler” ile dolu. Keyifli okumalar.
Hala Sarıysa MimozalarPelin Macit Kutlu · Puslu Yayıncılık · 201517 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
1=Tepe Sarayburnu: (Ayasofya Topkapı sarayı ve Sultanahmet Camii) bulunur. öncesinde Ana tanrıça tapınağı, Artemis tapınağı Ve Mitra Dini izleri burada yer alır .Kutsal tepelerden biridir. Yerebatan sarnıcı da bu bölgede gezgin Petrus Gillius tarafından ortaya çıkarılmış İstanbul’da 60’ın üzerinde sarnıç var. 2=tepe Çemberlitaş: Üzerinde güneş tanrısı bulunurdu. Nuruosmaniye camii ile taçlandırıldı. 3=tepe Beyazıt: dev boyutlu zafer takı bulunurdu. Boğa meydanı Forum Tauri Pluta ve Hera tapınakları yine bölgede yer almıştır. şu anda Beyazıt ve Süleymaniye camii yer alır 4=tepe Fatih camii: on iki tanrı tapınağı on iki havari kilisesi yer alır şu anda Fatih cami süslemektedir. 5=tepe yavuz selim: Maria Pammakaristos kilisesi yer almıştır Fethiye cami ve bir kısmı müze yapılmıştır. Ayrıca bölgede yavuz sultan selim camii bulunur. 6=tepe Edirnekapı: En yüksek tepe Blakhernai sarayı tekfur sarayı ve kariye kilisesi bulunur 7=tepe Koca Mustafa paşa: Mokios sarnıcı ve Acadius sütunu bulunur. Aya Andrea Entikrisi kilisesi yer alır. şu an apartmana dönüştürülmüştür. Önemli bilgi : İstanbul ve Roma Yedi tepe üzerine kurulmuştur. Kehanetlere konu olmuş seçilmiş kutsanmış bir şehirdir.7 kutsal sayı olarak ifade edilir. 1=360 yılında Konstantin’in oğlu Konstantius tarafından inşa edilmiş Megale Ekklesia (Büyük Kilise ) adı verilmiştir. Aziz Yohannes Khrysostomos’un halk üzerindeki etkisine kızan imparatoriçe AElia Eudoxia imparator Arcadius kışkırtmış galeyana gelen halk tarafından kilise yakılmıştır. 2=415 yılında II Theodosius mimar Ruffinos yeniden inşa ettirmiş 13 ocak 532 de Nika isyanıyla yıkılmıştır. Justinyanus kaçmayı düşünmüş eşi kraliçe Theodor’a sayesinde Got süvarileri isyancıların üzerine salınmış tarihçi Prokopius göre 30bin isyancı kılıçtan geçirilmiştir.(Bizans’ta
Ayasofya'nın Gizli TarihiErhan Altunay · Beyaz Baykuş · 20161,668 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Mö.587 Babilliler tarafından tapınak yerle bir edildi ve Yahudiler 50 yıl sürgün yediler. Pers kralı keyhüsrev Babil devletini yıkınca Yahudilere geri dönme izni verdi ve tapınağı yapmalarında yardım etti. Bölge büyük İskender ile Makedonya hakimiyetine sonra mısır ile Helen krallığı seleukasların eline geçti. IV.Antiochus Epifanus mabede yunan ilahlarını koyarak tapmaya zorladı Makkabi isyanı çıktı Haşmonaim sülalesi egemen oldu. Roma hakim olunca Yahudi kralı Herod mabedi genişletti fakat Roma Ordusu Titus tarafından tapınak yıkıldı. asıl felaket roma imp. Hadrianus zamanında yaşandı Bar Kohba’nın çıkardığı isyana kızan Hadrianus tarafından izi kalmayacak şekilde yok edildi ve Judea olan bölgenin ismi Palestin (Filistin ) konuldu. Kudüs’teki bilinen ilk Türk 766-809 yılları arasında halifelik yapan Harun Reşit’in hanımı Sogdlu Türk Maride İlk Türk yönetici 838-841 Abbasi orduları komutanlığını yapan Fergana Türk hükümdarları soyundan Hayder Bin Kavus 878 Tolunoğullarına bağlandığında valiler Türk’tü 1095 Clermont konsili papa urbanus Bizans imp Alexios elçileri ile bir araya gelir ve İstanbul’da haçlı ordusu toplanır 15 ağustos 1096 Meryem’in göğe yükseldiği tarihte İstanbul’dan hareket ederler. Bu arada önemli nokta iki kilise birbirini aforoz etmesine rağmen ortak karar almıştır. Theodor herzl II Abdülhamid’den Kudüs’ü Yahudilere toprak satılmasını istemiş Abdülhamid bunu engellemiştir. Zaten tahttan indirilmesinde sebataycılar ve yahudilerin payı büyüktür. 1189 III. Haçlı seferi ve yenilen İngiltere kralı aslan yürekli Richard gelişini kasteden İngiliz işgal orduları komutanı Edmund Allenby 11 aralık 1917 yılında Selâhaddin Eyyubi’nin mezarını tekmeleyerek kalk Selâhaddin yine biz geldik ( Haçlı Zihniyeti ) demiştir. Bu kin ve bitmeyen nefret hala devam
Kudüs'ün Gizemli TarihiPelin Çift · Destek Yayınları · 20161,426 okunma