Yaşamda biraz yol aldığımızda, mekanların ruh halleri üstünde gizli bir eski yarattığını öğreniriz. Çevremizi saran nesnede artık bilmem hangi umut güvencesini bulduğumuz o kötü anları hangimiz yaşamamışızdır? İnsan ister mutlu olsun, isterse dertli, birlikte yaşadığı en küçük nesnelere bile yüz kazandırır; onları dinler, akıl alır, çünkü doğası gereği boşinançlıdır. 
İnsan karnı doyunca nasıl da mesut olur; hem kendini hem dünyayı nasıl da sever!... Şöyle ağzınıza layık bir yemeğimi mideyi indirin bakalım nasıl da bağışlayıcı, cömert birine dönüşüyor, soylu düşüncelere sahip, yufka yürekli bir insan olup çıkıyorsunuz.