Lanetli Çocuk

Honore de Balzac
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
2010
İlk Yayın Tarihi:
1831
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
L'Enfant maudit
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9789750818295
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Çok kalın olmayan birkaç günde rahatça okunabilir bir kitap. Fakat bazı betimlemeler çok yoğun dolayısıyla o kadar da akıcı gelmeyebilir okuyanlara. Dil ve anlatımının dışında konu olarak babası tarafından yaftalanan bir çocuğun zamanla nasıl da yine babası tarafından menfaat dolayısıyla bi anda sevilmeye başlandığı daha öncesinde ise neredeyse köpek kulübesinde yaşatmak istediği oğluna dair bi hikaye sonu beni biraz şaşırttı kısa bir paylaşım yapmak istedim:)
Lanetli ÇocukHonore de Balzac · Yapı Kredi Yayınları · 2010444 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2022 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2022 01:46
Honore de Balzac , gerçek dünyanın acımasızlığı içine bir ütopyayı o kadar güzel yerleştirmiş ki, gerçek ile ütopya hem birbirinin içinde hem de suyun üstündeki yağ gibi ayrı. Kalplerini doğaya açarak, doğa ile bir bütün olan, ruhlarını bütün kötülüklerden koruyarak, saflıklarına nokta kadar leke getirmeyen iki gencin aşk hikayesi ile, bunların aşkına karşı olan zalimlerin hikayesi. Kitabın sonu, tam da dünyanın adaletini, insanların zalimliğini anlatır cinsten. Gerçekten, her yönü ile büyük bir kitap. Basit bir anlatım gibi düşünülsede insanın kalbinin derinliklerini anlatan bir kitap.
Lanetli ÇocukHonore de Balzac · Yapı Kredi Yayınları · 2010444 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2021 51. kitabı
Kesinlikle öneririm Hırslarına yenilen makam sevgisi ve kibir dolu dükün insanların hayatına etkisini anlatıyor. Orta çağ'ı en iyi anlatan öykü diyebilirim.
1000Kitap
Lanetli ÇocukHonore de Balzac · Yapı Kredi Yayınları · 2010444 okunma
7/10
·112 syf.··
2021 15. kitabı
Bugün karşınıza çok büyük bir ismin, pek bilinmeyen eseriyle çıkıyorum. "Lanetli Çocuk" eseri Honoré de Balzac tarafından yazılmış olan, içerisinde aşk, ihanet, sevgi, intikam barındıran çok yönlü bir eserdir. Yasak aşk yaşayan bir kontes ve bir derebeyi ile başlayan olay örgüsü, kont ve kontes ilişkisi ile devam ediyor. Kont'un acımasızlığı ve gaddarlığı ; kontes'in sevgisi, iyi niyeti bizlere iki zıt karakteri sunuyor. Yasak aşkın meyvesi olarak dünyaya gelen çocuğu her şeye rağmen sahiplenip, bağrına basan kontes bir yaşam mücadelesi verirken, kont da bu yasak aşkın meyvesini lanetleyerek kontes'e ve çocuğa büyük bir sorumluluk yüklüyor. Bir yandan da kendi öz evladını bir asker gibi yetiştirip, iki çocuğun da zıt karakterlerde olması için çabalıyor. Tıpkı kont ve kontes gibi. Eser konusu üst metinde bu şekilde ilerlerken, alt metinde yatan çok değerli anlamları da keşfediyoruz. İnsanların psikolojik ruh çözümlemelerini, ruhsal tahlillerini, açgözlülüğünü, hiç kimsenin olduğu gibi görünmediğini keşfederken, olaylar arasında bocalayıp düşüyoruz. İnsana dair çoğu şeyden utanç duyuyoruz adeta. "Lanetli Çocuk" eserinin edebi bir klasik olmasının yanında, felsefe alanı adına da çok önemli bir yapıt olduğunu ifade edebilirim. Okuduğum farklı eserler arasında şimdiden yerini aldı.
Edebiyat
Lanetli ÇocukHonore de Balzac · Yapı Kredi Yayınları · 2010444 okunma
Puan vermedi
Türkçeye ilk kez çevrilen Lanetli Çocuk, her ne kadar aile sırları, aşk, derebeylik üstüne bir roman gibi gözükse de, ilk basıldığında Felsefesel İncelemeler’in içinde yeralıyordu. Tek yönlü bir okuma ile sınırlandırılamayacak tuzaklı bir metin, gizemci bir dille yazılmış bir dehşet öyküsü. Fiziksel birleşme, ahlak, düşüncenin bilinçaltı çalışması üstüne bir düş. Süregiden bir içsavaş içinde çelimsiz bedenler, cahil yürekler, çiçekleri ve denizi okuyabilen ama insanlarla yaşayamayan çocukların öyküsü. Onaltıncı yüzyıl Normandiya’sında acımasız bir derebeyinin erdemli, kırgın ve zarif karısının fırtınalı bir gecede doğurduğu çocuk, babası tarafından lanetlendikten sonra insanlardan uzakta, içinde sadece annesinin, okyanusun ve müziğin varolduğu bir yaşam sürer, çiçeklerin dilinden anlayan, gerçek yaşamdan kopuk yaşamış diğer bir çocukla karşılaşana kadar. İkisinin beden ve ruhları birbirine karışarak Platon’un o nefis hayalini gerçeğe dönüştürürler; “ikisi tek bir varlık olup onu tanrısallaştırırlar”.
Edebiyat
Lanetli ÇocukHonore de Balzac · Yapı Kredi Yayınları · 2010444 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2020 68. kitabı
Balzac denince aklıma ilk gelen betimlemelerin yoğunluğu olur, bu kitabında oldukça kararındaydı. Kibrin, makam ve mevki hastalığının çokça hissettirildiği bir klasik eser. Bir tarafta istenmeyen lanetli olduğuna inandığı oğlu ve onun yaşadığı safça aşkı, bir tarafta makama duyduğu saplantılı tutku anlatılmış. Sonu üzücü biten güzel klasiklerden.
Lanetli ÇocukHonore de Balzac · Yapı Kredi Yayınları · 2010444 okunma
9/10
·112 syf.··
2024 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2024 12:23
Balzac. Her seferinde büyülüyor. Aşka, sevgiye, insan ilişkilerine getirdiği derinlikli yorumlar beni benden alıyor. Dilini ve anlatımını çok seviyorum. Çevirmen de oldukça iyi iş çıkarmış. Okumalarım devam edecek. Sağlıcakla kalın. :)
Edebiyat
Lanetli ÇocukHonore de Balzac · Yapı Kredi Yayınları · 2010444 okunma
8/10
·112 syf.··
2021 7. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 21:20
Bazı kitaplar vardır ya daha ilk sayfasını okuduğunuzda beğeneceğinize emin olduğunuz bu kitap da benim için öyleydi. İlk sayfasından beni etkiledi. Balzac uzun ve ayrıntılı betimlemelerle ünlü bir yazar ki bu kitapta da böyle cümleleri bol bol görebilirsiniz. Bazen böyle cümlelerin fazlalığı beni sıkar ve kitaptan uzaklaştırır ama bu kitapta öyle değildi. 'Kadın Nasıl Öldü?' ve 'Çocuk Nasıl Yaşadı?' adlı 2 bölümden oluşan bu kitap ihanet, aşk, sevgi, intikam gibi temalar üzerine yazılmış. Tek derdi güç olan hiçbir şeyi önemsemeyen gaddar Kont ve yaşadığı yasak aşkla hamile kalan sevgi dolu iyi niyetli bir Kontes'in yaşamlarını anlatan bir Ortaçağ romanı. Okuduğunuz zaman o dönemin toplumsal yapısını çok iyi bir şekilde kavrayabiliyorsunuz ve aynı zamanda karakterleri de her ne kadar farklı çağlarda yaşasak da günümüzle bağdaştırabiliyorsunuz. Felsefi açıdan pek çok şey anlatan bu kitabı daha sonra tekrar okuyacağıma eminim.
Felsefe
Lanetli ÇocukHonore de Balzac · Yapı Kredi Yayınları · 2010444 okunma
5/10
·112 syf.··
2021 1. kitabı
Bu kitap Balzac'ın diğer kitaplarında da olduğu gibi bolca betimleme barındırıyor. Zaman zaman benzetmeleri sıksa da olay gerçekten ilgi çekici. Kitabın sonuna doğru insan daha da meraklanıyor fakat beklentimi karşılayan bir son yoktu.
Lanetli ÇocukHonore de Balzac · Yapı Kredi Yayınları · 2010444 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 6. kitabı
İlgimi çeken bir dönemdir Ortaçağ . Hele ki hikaye Balzac gibi usta bir kalemin elinden çıkınca daha bir cezbetti beni. Betimlemeleriyle , anlatımı ile ; dönemin toplumsal yapısına, insan ilişkilerine, pozitif bilimlerden öte hurafenin etkisine yeterince vakıf oluyorsunuz.Beğenerek , küçük bir zaman ayırarak okuduğum bir kitap oldu. Konusu da ayrıca bilindik ama ilgi çekici .
Lanetli ÇocukHonore de Balzac · Yapı Kredi Yayınları · 2010444 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.