Az yer kaplamanın ülkemizde çok yaygın olduğunu ama bunun evlerin büyüklüğü hususunda geçerli olmadığını, bu alanda aksi davranıldığını, kişilik bakımından az yer kapladığını anlatıyorum. Bazen cinsiyetimi unuttuğumu ancak zaten dar olan yerin bu yüzden bir kez daha yarıya inmesi ile cinsiyetiimin bana en zor biçimde hatırlatıldığını söylüyorum. Ama burada mesele belki de bu değil, diyorum. Belki asıl mesele bu küçüklüğün sahte oluşudur, tıpkı sıkıştırılarak çok küçük karelere dönüştürülen havlular gibi — ki bu kareler suyla temas ettiklerinde şişip kocaman olurlar—