Aşkın dili şaşırtıcı derecede tek düzedir, bağlanma ve sadakatle yıpranmış izahlar kullanır, böylece partnerler bir kez daha kendilerini sıradan kolektif durumda bulurlar. Yine de birbirleriyle en bireysel biçimde ilgili oldukları yanılsamanın içerisinde yaşarlar..
Her annenin kendisinde kız çocuğunu, her kız çocuğunun da annesini içerdiğini ve her kadının geçmişinin annesine, geleceğinin de kız çocuğuna uzandığını söyleyebiliriz. Bu pay alma ve karışım, zaman konusunda özgün bir belirsizliğe yol açar: Bir kadın anne olarak daha öncesini, kız çocuk olarak da sonrasını yaşar.
Kadınlar, erkeklerden çok daha psikolojiktir. Erkek şeylerin kendisiyle ilgilenir, onların etrafını saran duygular ve fantezilerle değil. Kadın için ise bir şeyin kendisini öğrenmektense, erkeğin bir şeyle ilgili nasıl hissettiğini öğrenmek daha önemlidir. Doğal olarak psikolojinin en doğrudan örneği kadındır ve en zengin içeriği yine o sağlar.
Kolektif olarak uyumlu bir persona oluşturmak demek; dış dünyaya müthiş bir taviz vermek, beni doğrudan persona ile özdeşleştirecek bir özveride bulunmak demektir. Öyle ki, bazı insanlar gerçekten de kılığına girdikleri şey olduklarına inanırlar. Ancak böyle bir tutumun “ruhsuzca olduğu” aşikardır, çünkü bilinçdışı çekim merkezinin bu şekilde kaymasını hiçbir şekilde hoş görmez