Ne derin yaralar ne çok yaşanmışlıkların izini taşıyor bu kitap. Çok büyük anlamlıydı benim için.
Şöyle bir alıntı paylaşmak isterim öncelikle,
- "Sadece kadın olmak
kadınım demek
her şeyimle tam
ve eksiksiz kılıyor beni"
*
Yazarın da kitabın sonuna eklediği gibi. Bu bir yolculuk hikayesi, şiirle sağ kalma yolculuğu.. Kan, ter, gözyaşı.. Bir sancıma, bir sevme, bir kırılma, bir sağalma(iyileşme).
* Kadının hikayesi evvela...
Bir kadının yaşayabileceği ne kadar acı, sancı, yara, gözyaşı varsa hepsi var bu kitapta. Bir kadının anlayabileceği, kendinden muhakkak bir iz bulabileceği, okurken kendini okuyormuş gibi hissedeceği sayfalarla dolu bi kitap..
Ben alacağımı aldım bu kitaptan.
İsterim ki her kadın okusun, her kadın alabildiğini alsın bu güzel kitaptan..
// sözün özü okuyun!
Okuduğum ilk Hakan Günday kitabı.
Hakan Günday’ın bu kadar başarılı bir yazar olduğundan hiç mi hiç haberim yoktu.
kinyas ve kayra türk kökenli bir yazar elinden çıkmış en kalite yeraltı edebiyat ürünüdür demekten kendimi alamıyorum. bu kadar geç başladığım için kendime kızıyorum neyse biz de bismillah diyerek girelim yeraltı edebiyatına.
O değilde kafam çok dolu kitap o kadar işledi ki,bana ne desem yazsam hiç bilmiyorum.ilk başta sıkıcı gelse de azmettim bırakmadım güzel gidecek diye Umut ettim.
Bu olur mu dedirtten ürkütücü ve bi o kadar korkutucu bir soğukkanlılık esrar,kaçakçılık,tecavüz,cinayet,sokağa kadınlara yeraltına dair her şey.işte
her şeye boşvermişlik bu dünyanın,hayatın anasını ağlatırız cinsindendi.hissettikleri öfkeden ya da nefretten de öte şeylerdi bence.Belki de umutsuzluk inançsızlık bu hale getirdi onları biri yalancı ve ikna ediciydi,diğeri günahkardı ve cesurdu
biri çirkin, biri güzel, biri uykucu, bir uyuyamayan ama,bu karşıtlıklardı onları bu kadar birbirilerine yakın yapan.
Kinyas ve kayra’nın yaptıkları onlarca iğrençliklere kötülüklere rağmen hem kinyas'tan hem de kayra'dan nefret edemiyorum şimdi.kinyas ve kayra'nın yolları farklı; varış noktaları aynıydı.
Okudukça o an nefret ettim
ilk kez bi kitabın gidişatı farklı olsun istedim.kayra’nın tükenmişliği kinyas’ın ise deyip doğuşunu kayradan bekledim ben kayra'nın aşık olunabilecek tek kadın dediği anita'ya, ilk defa bir kadını öperken gözlerini kapatan kayra'nın, anita'yı öpüp gözlerini açtığında güneşi gördüğünü söyleyen adamın da hayat bulmasını istedim.kayra'nın anita da onu seviyorken ona aşık olmasını o sarı evde mutlu olmalarını istemiştim, her yaptığına rağmen değişebilir sanmıştım
tamam belki de ama bazen mutlu sonlara da ihtiyacımız var.
Ve yine bi kitabın karakterleri beynime