📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Okuduğum ya da beni en etkileyen bilinç akışı olan roman, Malina. Bitirdikten sonra beyninizden duman çıktığını, okurken ben ne okuyordum diyerek başa aldığınız, derinden hissettiğiniz, depresif hallere bürünebildiğiniz bir roman, Malina.
Ayrıca Ahmet Cemal’in müthiş çevirisiyle ve önsözüyle karşılayan roman, Malina.
Bachmann’ın yüzeysel aşk romanı olarak görünse de aslında içerisinde çok fazla konu barındıran, döneme ve günümüze yansıyan çok faktörü var. Erkeğin baskısı altında kalan ve erkeğin baskın geldiği ilişkileri yaşayan kadınların modern toplumdaki rolünü ortaya koyan bir eser diyebiliriz.
Sonradan öğrendiğime göre otobiyografi bir esermiş. İsimsiz anlatıcımızın kişilik özellikleri aslında yazarımızın kendi kişiliğini kazandırmasıymış ki bunu bildikten sonra okurken hayatını araştırmayı istiyorsunuz. Bence çok fazla katkı sağlıyor okumakta fayda var.
Kendisi Bugün deme hakkını sadece o gün intihar edeceklere ait olduğunu savunan bir yazar ki burada sevgilisi Celan Paul’un intihar etmesine ait isimsiz anlatıcıyı kişiselleştirdiğini düşünüyorum.
Ayrıca Bachmann kitapta Paul’a ithafen “Hayatım bitti çünkü kendisi tahliye sırasında nehirde boğuldu, hayatımdı o benim. Hayatımdan onu çok sevdim.” diyerek aslında isimsiz karakterimizin Ivan’a olan saplantını aşkını 21 yaşında tanıştığı kendi aşkı Paul’e gönderme yaptığını fark ediyoruz.
Paul’a yazdığı mektubunda ise;
“Sana karşı olan doymak bilmez aşkım...” diyen Bachmann’ın isimsiz karakterimizin Ivan’a duyduğu aşkı anlatırken tamamiyle kendisiyle kişiselleştirdiğini net bir şekilde görmemize sebep oluyor.
Malina ve Ivan arasında gidip gelen kitapta Ivan, tamamiyle duygusuz, ilgisiz karaktere sahipken kitabın ismini alan Malina tam tersi karakterde karşılıyor bizi. Anlatıcının kendi iç ve dış dünyada,