Ya barışçıl bir yolla ya da şiddet kullanarak inşa edeceğimiz geleceğin komünist toplumunda insanoğlunun tutkularının dizginleri ele alacağını haykırması gerek; zira bunlar doğaları gereği iyidir ve bu tutkuların kötüye kullanılmasından ve aşırılıklarından başka çelinecek hiçbir şey yoktur.
Kimsenin doğurmadığı, benden başkasının katılmadığı, mutlak surette benim diyebileceğim, bağımsız ve gizli çekirdek nerede? Sahiden bir borç yığını, dev bir cüssenin esiri bir zerreden gayrı bir şey değil miyim? Ve sahiden kendimizi zannettiğimiz yegane şey “benlik” bütün öteki şeyler gibi, gururumuzun basit bir yansıması, bir kuruntusu mudur?