"Belki de asıl hakikat, kadının cesur, bağımsız, hayat dolu bir kahraman iken erkeğin korkak, alakaya muhtaç, bedbin bir beceriksiz olduğuydu. Bugüne kadar gözümüzü bağlayan romanlar, filmler, efsaneler bizi hep tam tersine inandırmıştı. Eğer korku erkekçe bir his olmasaydı, dünyanın sahibi kadınlar olurdu. İktidarın kökünde korku saklıydı. Sahiplenmek hislerin en eriliydi. Tıpkı aydınlığın kökünde saklı olan karanlık, bahtiyarlığın içinde saklı kalan melankoli gibi."