Rana

İlkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer… Ne olursa olsun…
Sayfa 61·Kitabı okudu
Reklam
1919 yılının 15 Mayıs’ında, güneşli bir perşembe günü, dünya üstünde gidecek hiçbir yeri, başvuracak hiç kimsesi, yapacak hiçbir işi olmamanın ölüme benzeyen yalnızlığını bir daha duydu.
Sayfa 162·Kitabı okudu
Omuzlarımızda artık apolet değil, yenilginin suçunu taşıyoruz. Daha doğrusu hala yaşamakta oluşun suçunu…
Sayfa 24·Kitabı okudu
Cemil, şişenin mantarını dişleriyle çekerken, yaşama denilen didinmeyi, umutları umutsuzlukları, güvenleri güvensizlikleri, övünmeleri utançlarıyla bir anda bitiren mini mini bir kurşunun akıl almaz gücüne, ömründe belki de ellinci defa gerçekten şaşıyordu.
Sayfa 12·Kitabı okudu
İnsanın acele bir işi olmasındaki büyük saadetin kadrini bilselerdi, böyle somurtmazlardı.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Reklam