P.er.a Ba.stard

Yalnızım. İnsanların çoğu evlerine gitti; radyo dinleyerek akşam gazetelerini okuyorlar. Sona eren pazar günü, ağızlarında bir kül tadı bırakmıştır. Daha şimdiden pazartesiyi düşünüyorlar. Ama benim için ne pazartesi ne de pazar var. Günler ite kaka sürüyor birbirlerini, sonra ansızın bunun gibi bir parıltı ortaya çıkıyor.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sabahkinden daha karışık bir kalabalık bu. Bütün bu insanlar, öğle yemeğinden önce o kadar onurlandıkları güzelim toplumsal kademeleşmeyi sürdürecek gücü artık yitirmişler sanki. İşadamları ile memurlar omuz omuza yürüyorlar; bitik yüzlü müstahdemlerin kendilerine çarpmalarına ve bu yüzden yer değiştirmek zorunda kalmış olmalarına bile ses çıkarmıyorlar. Aristokratlar, seçkinler ve meslektaşlar, bu miskin kalabalığın içinde eriyip gitmişler. Kalabalığın dışında, neyin nesi olduğu anlaşılmayan tek tek insanlardan başka şey yok.
Hayatımın anlarının, hatırlanan bir hayatın anları gibi birbirini izlemesini istemiştim. Zamanı kuyruğundan yakalamaya kalkışmanın böyle bir önemi olabilirdi.
Sayfa 69
Sessizlik. Sessizlik. Zamanın değip geçen geçişlerini, kayıp gidişlerini duyumsamıyorum artık. Tavanda imgeler görüyorum. Önce ışıktan halkalar, sonra haçlar. Pırpır ediyorlar. Sonra gözlerimin derinliğinde başka bir imge beliriyor. Çökmüş koca bir hayvan bu. Ön ayaklarını ve sırtındaki semeri görüyorum. Gerisi bulanık. Ama yine de tanıyorum. Marakeş'te gördüğüm bir deve bu. Taşa bağlıydı. Altı kere çöküp kalkmıştı, çocuklar gülüyor ve bağırarak kızdırıyorlardı onu. İki yıl önce ne hoştu: Gözlerimi kapadığımda, başım bir arı kovanı gibi uğuldamaya başlayıverirdi. İnsan yüzleri, ağaçlar, evler, bir fıçıda çırılçıplak yıkanan Kamaishili Japon kadını, mağara gibi açılmış yarasından akan kanların birikintisinde yatan ölü bir rus görürdüm. Kuskusun tadını, öğleüstleri Burgos sokaklarını dolduran zeytinyağı kokusunu, Tetuan sokaklarını kaplayan rezene kokusunu, Rum çobanlarının ıslık seslerini yeniden duyar, heyecanlanırdım. Bu neşe çoktandır eskidi. Bugün yeniden ortaya çıkacak mı acaba?
Sayfa 57
Ben ölmek deyince, bedeni oluşturan kısımların karşılıklı olarak başka bir hareket ve hareketsizlik oranına sahip olmalarını anlıyorum.