Gelip bekâ behârından, bu fenâda kışı bulduk,
atomlardan tâ Arşa dek, şaşılacak işi bulduk.
Düşüp gurbet âlemine, şaşkın şaşkın dolaşırken,
hasta rûha hayât veren, te’sîrli bakışı bulduk.
Herbir sözü hakîkatden haber verir âşıklara,
şükür, hayret diyârına, varan bir akışı bulduk.
Ne kelâm o, ne bakış o, aklın üstü bir varlık o,
onun ayak tozlarını, kalb derdine aşı bulduk.
Maddeleri inceleyip, temâşâ eyledik birbir,
hepsini aynı mî’mârın, düzgün bir yapışı bulduk.
Atdık herşeyi aradan, temizlendik mâsivâdan,
eserlerden, nakışlardan, çok şükür Nakkâşı bulduk.