Benim adı konmuş veya konacak bir hastalığım yoktu. Aile dostlarımızdan Yüksel ağabeyin küçükken hiç de güzel bulmadığım kızı Duygu’yu –yani kalkık burunlu güzel doktoru– görmek için gelmiştim. Rüyadan rüyaya görüştüğüm Burcu adında bir güzel vardı tabi fakat ona da hastalık dense ülkenin açık hava tımarhanesine döneceğinden hiç şüphe yoktu.