Gemiyi deldik duvarı tamir ettik çocuğu öldürdük ama vicdanımız yerle bir ... Mola Lütfü bu nasıl bi teslimiyet çok akıcı ve güzel di mutlaka tavsiye ediyorum
Seneler evvel aldığım, kitaplığımda okunmayı bekleyenlerin bir diğeriydi #k:16241...
Cemil Kavukçu dan biraz bahsetmek gerekirse kendisi Öykü dalında Yunus Nabi Nayır Öykü ödülü ve Sait Faik Hikaye Armağanı almış bir mühendistir. Ülkemizin bir dönem nitelikli kimliğiyle bilinen Pertevniyal Lisesinin bir mezunu olmasının da edebi hayatına katkı sunmuş olabileceği kanaatindeyim.
Samimi ve içten semt insanı, hatta taşra kültüründe kimlik bulan memleket insanını yalın ve zaman zaman çarpıcı ifadelerle öykülerinde yansıtması benim için ayrı lezzet uyandırdı.
Zaman zaman ortak zevkler ve müziklerin, anıların içinde buluşmamız, bu kitaptan oldukça keyif almama sebep olmuştur.
Öykülere şans vermek isterseniz alıp okuyabilirsiniz demek isterim.
Uzak Noktalara Doğru zevkle okuduğum bir öykü kitabı oldu. Perişanız Gecenin Karanlığında ve Uzak Noktalar olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Öykülerde tanıştığımız tüm karakterlerin ortak noktası bir arayış içinde olmaları. Aslında uzak noktalara doğru giden yol ve yolculuk anlatılıyor bize.
Öykülere bakıldığında günlük yaşantıda sıradan denebilecek karakterlerin modern çağın sıkıntılarına karşı geliştirmeye çalıştıkları yeni benliklerinin inşa sürecine tanık oluyoruz. Hızlı değişimlere ayak uyduramayan bu kişiler aslında hepsi çocukluğuna varmaya çalışan, oradaki samimi ve güvenli limanı yakalamaya çalışan insanlar. Ama önemli olan varılan yer değil, bu arayış hali. Dolayısıyla insan var olduğu sürece bu arayış hep devam edecek.
Tüm öyküler birbirini tamamlar nitelikte. Ben kâh hüzünlenip kâh tebessüm ettiğim bu öyküleri okuduğum için mutluyum. Hatta tekrar okuma istedi var içimde.
Daha evvel Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz'ü okumuştum Cemil Kavukçu'dan. Gerçekten öykü denildiğinde atlanmaması gereken bir isim.
Keyifli okumalar.
Kitap bittiğinde “pencerenin başında, taş avlunun karanlık ve ürkütücü sessizliğine bakarak sigara (içip)”, “karanlık bir kuyunun dibinde oturuyor gibi” kalakaldım. Bu derin sessizliğe gömülmek ürpertici olsa da bir “arayış” ve sonunda “bulma” umuduyla Uzak Noktalara Doğru bakarken buldum kendimi.
Cemil Kavukçu, PERİŞANIZ GECENİN KARANLIĞINDA ve UZAK NOKTALAR adlarında birbiriyle bağlantılı iki ana başlıkta toplamış öykülerini. Tanıştığımız neredeyse bütün kahramanlar bir arayış içinde: kimi zaman çocukluğunda, kimi zaman bir kamyonda, kimi zaman ormanda, mezarlıkta, bir karga sesinde, bir pencere kenarında, bir deniz kıyısında… Ucu açık bitişlerle de aslolanın bulmak değil, aramak olduğunu sezdiriyor okura. Yer yer insanı gülümseten bölümler olsa da ince bir çatlaktan hüzün akmaya hep devam ediyor.
Perişanız Gecenin Karanlığında ve Uzak Noktalar adlı iki bölümden oluşan Sait Faik Öykü ödüllü kitap, Kavukçu’nun hüzünlü ve içten öykülerinden oluşuyor. İlk bölümde yer dört öykü de kalbur üstü, etkileyici metinler. İkinci bölüm yer alan -ilk bölüme nazaran daha kısa- öykülerden geriye ise buruk anlar kalıyor.
Cemil Kavukçu'yu ilk kez okudum ve ben çok sevdim.Özellikle bazı hikayeleri biraz daha öne geçti elbette.
Perişanız Gecenin Karanlığında başlığı altındaki öykü grubunda ortak karakterler olmakla birlikte, farklı olaylar anlatılıyor ve özellikle kamyon kavramı ön plana çıkıyor.Bu bölümde en çok Yosun Tuttu Gözlerim hikayesini sevdim.Hem uzak diyarlara gitmeye dair hayaller,hem öğretmenine aşık bir gencin hissiyatına tercüman olan şarkıların Erkin Koray'a ait olması öyküyü sevmemde rol oynadı
İkinci bölümdeki öyküler birbirinden bağımsız. Kargalar Rotası beni hafiften ürpertmedi değil ama ben en çok buradaki Wlo Üyesi hikayesini sevdim. Yalnız bir adamın yalnız bir adamın cenazesinin defnine yardım etmesi ve kendi yalnızlığıyla yüzleşmesi oldukça güzel anlatılmıştı.Yine ilk bölümde çocukluk yaralarına uzaktan bakan Ormanın İçlerine Doğru hikayesi de,kahramanın babasıyla yaşadıklarından dolayı ormanda inzivaya çekilmesi ya da ölmeye yatması ve yaşadığı bir anı şimdi yeniden gözünde canlandırması,hatırladığı western filmin benim de gözümde canlanması bakımından belki severek okuduğum öykülerden biri oldu.
Biraz daha yazarsam bütün öyküler hakkında az da olsa bilgi vereceğim sanırım.Öykü okumak arada nefes almak gibi şu an benim için.Tavsiye eder miyim,evet kesinlikle tavsiye ederim.