Paşa bu vakayı bana bu sefer anlattı ve dedi: “Mabeynde de söyledim. Padişah büyük ama etrafı berbat... Bunun için böyle perişanız.” Dedim: “Paşam, bir muhit ki fenadır onu etrafına toplayanın ruhunu göstermez mi? Fenaları seçip de onun etrafına gönderen mi var?”
“Allah feyzini artırsın ve bu millete büyük hizmetlere muvaffak etsin. Daha tahsilinizi bitirmeden, oraları görmeden vaziyeti takdir ediyorsun. İş dediğin gibidir fakat nasıl ilan edersin?” dedi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aşkın gamında dert ortağıyız biz
Kendi derdimizle şaşkın ve perişanız biz
Çekeriz yaşadığımız günlerin acısını
Hem avcısıyız kendimizin, hem avıyız biz
Ben öcümü bu dünyada almak isterim! Bugün! Burda! Dostun düşmanın önünde! Benim sorunum bu insanlarla, bugünle, burasıyla!... Göreceğim adaleti bugün göremezsem, bir
değeri yoktur nazarımda! Biz de böyle düşünüyoruz bu kötü aklımızla Ey Saygıdeğer Beytullah Hoca! Sen ayakta ve yukarda, biz oturmuşuz ve yerde! Sen ahreti kendine garantilemiş, sen Allah'ın siperine sinmiş, sen ağustos ayında Peygamber'in gölgesinde serin; biz, zayıf öküzümüzü, zayıf ineğimizle kağnıya koşup sap çekeceğiz diye tozlu yollarda perişanız Sayın Hocafendi!... Terliyoruz... Yanıyoruz... Derimiz kavlayıp kalkıyor. Biz de böyle düşünüyoruz Ey Yaşlı Hoca!..
Ben öcümü bu dünyada almak isterim! Bugün! Burda! Dostun düşmanın önünde! Benim sorunum bu insanlarla, bugünle, burasıyla!... Göreceğim adaleti bugün göremezsem, bir değeri yoktur nazarımda! Biz de böyle düşünüyoruz bu kötü aklımızla Ey Saygıdeğer Beytullah Hoca! Sen ayakta ve yukarıda, biz oturmuşuz ve yerde! Sen ahreti kendine garantilemiş, sen Allah’ın siperine sinmiş, sen ağustos ayında Peygamber’in gölgesinde serin; biz, zayıf öküzümüzü, zayıf ineğimizle kağnıya koşup sap çekeceğiz diye tozlu yollarda perişanız Sayın Hocafendi!... Terliyoruz... Yanıyoruz... Derimiz kavlayıp kalkıyor. Biz de böyle düşünüyoruz Ey Yaşlı Hoca!...
Aşkın bizzat kendisi kuştur, yuvadır; zâttır, sıfattır; tüydür, kanattır; havadır, uçuştur; avcıdır, avdır; kıbledir, kıbleye durandır; tâliptir, matlûptur; evveldir, âhirdir; sultandır, tebaadır; kılıçtır, kındır; bahçedir, ağaçtır; hem dal’dır, hem meyvedir, hem yuva, hem de kuştur.
Aşkın gamında dert ortağıyız biz
Kendi derdimizle şaşkın ve perişanız biz
Çekeriz yaşadığımız günlerin acısını
Hem avcısıyız kendimizin, hem avıyız biz