“Geleceğin eğitmenlerin elinde olduğunu belirtiyor, eğitim sorunlarıyla ilgileniyordu. Toplumun hiç durmadan entelektüel ve ahlaki düzeyin yükseltilmesi, bilimin gelişimi, fikirlerin yaygınlaşması, gençliğin zihinsel faaliyetlerinin artırılması için çalışmasını istiyor; güncel yöntemlerin eksikliklerinden, klasik olarak anılan iki üç asırla sınırlı edebî bakış açısının yetersizliğinden, resmî bilgiçlerin zorba bağnazlıklarından, skolastik önyargılardan ve geleneksel yöntemlerin kolejlerimizi yapay istiridye çiftliklerine dönüştürmesinden endişeleniyordu.”
Sayfa 766 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Zaten ikisi de içten ve temiz yürekliyse, yaşlı bir rahip ve eski bir asker kadar kolayca yakınlaşıp dostluk kurabilecek bir ikili düşünülemez. Aslında ikisi de aynı kişiydi, aralarındaki tek fark birinin kendini bu dünyadaki vatana, diğerininse öbür dünyadaki vatana adamış olmasıydı.”
Sayfa 726 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Bu çocuk mahzenlerde yetişen solgun otlar gibi sevgiden yoksun bir şekilde yaşıyordu. Bu durumundan hiç sıkılmıyor, kimseye kızmıyor, bir baba ve annenin nasıl olması gerektiğini bilmiyordu…Bağları koparmak bazı yoksul ailelerde sanki içgüdüsel olarak vardır.”
Sayfa 700 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Bu, annesi babası olsa da öksüz gibi yaşayan yumurcaklar arasında merhamete en çok ihtiyaç duyan çocuklardan biriydi…Bu çocuk kendini hiçbir yerde sokaklarda hissettiği kadar iyi hissetmiyordu. Kaldırım taşları annesinin kalbinden daha yumuşaktı…Ebeveyni bir tekmeyle onu hayatın içine atmıştı…O da tüm saflığıyla uçup gitmişti.”
Sayfa 698 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu