“Gözlerinin önünde, insanların hatalarını bağışlayan ve onların günahlarının bedelini ödeyen bir masumiyet, boyun eğilen bir kölelik, gönüllü olarak kabul edilmiş bir işkence, günah işlememiş ruhların, günah işleyenleri kurtarmak için çektikleri eziyet, Tanrı sevgisinde sonsuzlaşan ama orada farklı bir yeri olan bir insanlık aşkı, cezalandırılanların sefaletini yaşayan, ödüllendirilenlerin mutluluğuyla gülümseyen o güçsüz, zarif ruhlar özverinin en ulvî zirvesi, erdemin en yüce doruk noktası gibi beliriyordu.”