“Yörede ona çayırkuşu diye hitap ediliyordu. Lakap takmayı seven halk, kuş kadar küçük olan, titreyen, her şeyden ürken, evde ve köyde her sabah ilk önce uyanan, daha gün ağarmadan sokakları, tarlaları arşınlayan küçük kıza bu adı layık görmüştü. Ama çayırkuşu hiçbir zaman şakımıyordu.”
Sayfa 190 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Haksızlık onu hırçınlaştırmış,sefalet çirkinleştirmiş, geriye, iri oldukları için daha büyük bir kederi yansıtırmış gibi görünen güzel gözleri kalmıştı.”
Sayfa 190 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Hiç durmadan cezalandırılan, azarlanan, terslenen, dayak yiyen ve yanında kendisine benzeyen iki küçük yaratığın seher güneşi içinde yaşadıklarını gören bu uysal ve çelimsiz kız, bu dünyadan ve Tanrı’dan hiçbir şey anlamıyordu.”
Sayfa 188 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Bazıları birinden nefret etmeden diğerlerini sevemez. Thenardier ana iki kızını tutkuyla seviyor, diğer kızdan nefret ediyordu. Bir anne sevgisinin böylesine alçakça eğilimleri olması üzücüdür.”
Sayfa 188 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu