Perihan Çalıktosun

BİR KÂBUSA UYANMAK
“Hava kapalıydı. Gökyüzünde yağışın haberini veren koyu renkli bulutlar dolanıyor, güneşin nerede olduğu anlaşılmıyordu. Gün ortası olmasına rağmen birazdan güneş batacakmış gibi bir karanlık vardı. Tüm bunları hayal edip etmediğimi düşündüm. İçimde kara bulutlar dolandığı için mi dünyayı böyle karanlık görüyordum yoksa dünya da sahiden bizimle yas mı tutuyordu?”
Sayfa 115 - Artemis Milenyum·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
BİR KÂBUSA UYANMAK
“Tüm kötülükler daha küçükleriyle başlıyordu.”
Sayfa 112 - Artemis Milenyum·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
BİR KÂBUSA UYANMAK
“Bu dünyada kim, ne olursa olsun öldürülmeyi hak etmiyordu. Bu bir hırsızlıktı, can hırsızlığı. Bir hırsız geliyor, göz göre göre canınızı alıyordu. Ve bunun için bazen bir kadın olmanız yeterli oluyordu…Nasıl olursa olsun birileri, siz kadınsınız diye bedeninizde söz hakkına sahip olduğunu düşünebiliyordu.”
Sayfa 111 - Artemis Milenyum·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
BİR KÂBUSA UYANMAK
“Bu gece bir kadın ölmüştü. Kendini sahipsiz hisseden bir kadın, sahiden de sahipsizmiş gibi düşüp ölmüştü.
Sayfa 107 - Artemis Milenyum·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
BİR KÂBUSA UYANMAK
“Dağlar yerden göğe doğru uzanır, güçlüdür, başı diktir, yıkılmaz olduklarına seni inandırır. Dağları yıkan depremler vardır.”
Sayfa 103 - Artemis Milenyum·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman