“...Bu iki yaşlı insanın kurdukları dünya sonsuz bir sevgi, bir hoşgörü dünyasıydı...”Bütün İnsanlar böyle olsalar,” diye geçirdi içinden. “Bütün insanlar böyle...Kim bilir ne güzel olurdu şu dünya, şu insanoğlu!”
“İşte böyle güzelim Kamer Ana. İnsan olmak başka iş, insanlık başka iş.”...”İnsan olmak Kamer Ana, insan olmak. Her işin başı bu. Korkudur insanı alçaltan, insanlıktan çıkaran. Bunu bilirim, bunu söylerim.”
“Millet batsın,” dedi Koca Osman öfkeyle, yılgınlıkla. “Millette akıl olsaydı o kadar zaten iki üç ağanın oyuncağı olmazdı. Bak, bak var da bak, içerde dolapta bebecikler gibi uyuyor, dudağını sündüre sündüre...Hem de sümüğünü çeke çeke... Bir topak, bir avuç insan...Amma adamda yürek var, akıl var, insanlık var. Onda bu insanlık var da, işte bu sebepten ağaların da hükümetin de ondan ödü kopuyor. Ödü, ödü kopuyor. Dağda beş yüz tane eşkıya vardı, eşkıya vardı da aldırmıyordu hükümet. Neden? O eşkıyalarda insanlık yoktu. Şimdi bir tek İnce Memed için bak bak, dağı taşı asker almış. Koca ağalar, ulu hükümet yer götürmez asker ile yürüyor şu fıkaranın üstüne...Bak bak!”
“Ulan bir topacık da adam,şöyle bir sıksam canını çıkarırım “...”insanın yükte hafif pahada ağırı bizim oğlan. Umudumuz, ışığımız.Dağlarda yemek bulamamış ki fıkaram boy atsın...”...”Varsın boy atmasın, irileşmesin. Bir kusur değil ki...Şahin de küçük ama vermez avını.”...”Herkes ne sanıyor İnce Memedi,gören de görmeyen de iri, iki adam boyunda bir adam azmanı sanıyorlar.”...”Adamın küçüğü iyi olur, alıcı kuşun küçüğü gibi.”